nuManaGa.com

Üniversiteli Olmak…

 Üniversiteli olmak yepyeni umutlarla başka bir şehrin yollarına düşmektir. Seçtiğiniz alanda yeni bilgiler öğrenip kendini geliştirmektir. Sizinle aynı amaçlar doğrultusunda gelmiş insanları tanımaktır…

 Üst kısımda yazdığım cümleler koskocaman bir yalandan ibaret… Hiç de öyle şeyler olmuyor üniversitede. En azından Pamukkale Üniversitesi’nde olmadığını kesinlikle söyleyebilirim.

 Bildiğiniz gibi Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü öğrencisiyim. Yani üniversite öğrencisi. 😀  Bende ne hayallerle,ümitlerle geldim ama sonuç ortada. Kısacası kocaman bir hiç.

 Çoğu kişi bilir “İbret’ül Versite” adlı kısa filmi.Filmde, “Yazılı yerine final,ders boş yerine ders düştü demek dışında lise ile üniversite arasında fark yoktur.” diyor. Ne kadar doğru bir söz söylemiş filmi yazan arkadaş. Gerçekten üniversite konusunu abartmamak gerekiyor. Öyle şunu yaptık,bunu yaptık diyenlere de pek inanmayın. Çoğu akşama kadar evde yatıyor. Memlekete gelince hava civa işte.:D

 Üniversiteye gelirken kurduğunuz tozpembe hayalleri gerçekleştirme ihtimaliniz çok çok düşük önce bunu söyleyeyim.Ayrıca öyle çok şaşalı mekanlar,sınıflar,ortamlar da beklemeyin.( Amfi sınıf görmedim.Lisede okuduğum sıralar daha kaliteliydi bu seneye kadar…) Umduğunuz ile değil bulduğunuzla yetineceksiniz.Bu duruma alışacaksınız. Bu alışma süreci yarım dönem sürer merak etmeyin.Tez atlatırsınız şoku…

Maddeler halinde üniversiteli olunca neler göreceğimizi,yaşayacağımızı inceleyelim:

 Devlet yurduna gidersiniz.Devlet baba açmıştır şefkatli ve çıkarcı kollarını.Asil oda çıkmışsa altı kişilik odaya yerleşirsiniz.Küçücük yerdir ama üzülmeyin…Ya benim gibi 30 kişi ile çamaşırhanede(misafirhane) kalmak zorunda kalsaydınız?

 Okula gidersiniz. Bakarsınız bir sürü bina… Daha sonra fakülte binanızı bulursunuz ve sevinçle dalarsınız içeri…İçinde bir sürü derslik,oda…Her taraf öğrenci,kalabalık… ( Fakültenize üstünüzü çamurlamadan gittiyseniz sevinin, PAÜ’de değilsiniz.)

 Zaman akıp gider…Dersler başlar. Hocalarınız gelir sınıfa tanıtırlar kendilerini ve sonra hop başlarlar konuları anlatmaya…(Hocalarınız konu anlatıyorsa sevinin. Ya derse gelip “Şu hoca şöyle,kütüphanesi bile yok,çaycı bu herif  hoca mı olur ondan… gibi cümlerle 2 saatinizi heba etse? Sonra da “Ders saatimi azalttılar.” diye söylense dursa ve  bir dönem böyle geçse ne yapardınız?)

 Demiştik üstte hocalar ders anlatır diye.Kimi hocalar daha düşüncelidir. Tüm konuyu size yükler, “Sunum yapın” der. Koskoca kitabı sınıfa paylaştırır.Amaç sizi aktif kılmaktır. 😀 Hiç  “öf” , “püf” demeyin.Ya konu paylaşacak, yeri geldiğinde bir şeyler öğrenecek bir kitabınız olmayıp bir yıl boyunca derste hocanızın hükümete sövmelerini,kuyruk acılarını dinlemek zorunda kalsaydınız?

 Kısa geçelim sınav dönemlerine gelelim. Bir dönemi hocanızın hükümete atıp tutmalarını,kişisel sorunlarını ve diğer hocaların arkasından sallamalarını dinleyerek  bitirdiniz. Sınav tarihleri açıklandığında kendinize şu soruyu soracaksınız: ” Ulan bir şey işlemedik, hangi konulardan sınav olacağız?” ve ardından hocalarınıza sınavdan önceki son derslerinde ” Hangi konulardan sorumluyuz hocam?” sorusunu yönelteceksiniz. Hocaların cevabı pek değişkenlik göstermemektedir. Vizelerde kitabı olan bir derste, “Kitabın başından iki yüz ellinci sayfaya kadar sorumlusunuz.” cevabını alırsınız. Eğer kitap gibi önemli bilgi aracına gerek duymayan ve her şeyi ödevle öğretebilen engin bilgilere sahip bir hocanız varsa “Sunumlardan vize notu vereceğim.” cevabını alırsınız. Finallerde ise kitabın tamamından sorumlusunuzdur. Eğer kitap yoksa yandınız. Örneğin şöyle bir cevapla karşılaşabilirsiniz: ” Gogıla girin Necmettin yazın pdf dosyası çıkacak ondan sorumlusunuz.” Hocanız sorumlu olduğunuz kısmı açıkladıysa artık bir şey soramazsınız.Sorduğunuz her soru size yergi olarak geri dönecektir.

 Evet sınavları da bitirdik sonuçlar açıklanacak artık… Ve ve panoda ilk açıklanan notumuzu görüyoruz. Çok hızlı okumuş hocamız daha sınav olalı kaç saat oldu ki? İlginç doğrusu… Neyse bakıyorsunuz “60” almışsınız.Listeyi didik didik edersiniz.Erkeklerin tamamı elli beş altmış,kızların tamamı 75 ve üzeri almıştır.(hatta test usulü bir sınavda 4 soruyu boş bırakıp doksan beş alan bir hanım arkadaş bile gösterebilirim.Dört boş dışında kalan sorular doğru olsa bile seksen alması gerekir. Galiba test usulü sınavda optik okuyucu düzeninden puan aldı arkadaşımız. :D) “Nasıl olur ben hepsini yaptım!” diyeceksiniz. Türkçe Eğitimi’nde okuyorsanız ve öğrenci söylemine göre klasik bir sınav ise şunu ekleyeceksiniz: “Ancak yazıdan kırar on puan nasıl altmış alırım anlamadım gitti.” Sonuca itiraz etmek için hocanızın kapısını çalarsınız: “Hocam sonuç beklediğimden düşük tekrar bakabilir miyiz?” diye sorarsınız ve daha sonra “Dilim gopeydi lal oleydi de sormasaydım.” diye dövünürsünüz.Alacağınız cevaplar: “Ne yani yalan mı söylüyorum.” , “İki kere okudum hata olmaz.” , “Madem bana inanmıyorsun dilekçe ver kağıdın başka üniversitede okunsun.” gibi cevaplardır ve hatta bazen tehditler…Tehdit savurmayıp kağıdı gösteren hocalar da var. Yani çok adaletliler.Her neyse kağıdınızı önünüze uzatır hocanız.Bakarsınız kağıdın okunduğuna dair üzerinde hiçbir belirti yok.(Test değil klasik bir sınav) Sorarsınız: “Hocam yanlışlarım neler?” diye.Cevap alıp başımı bu diyarlardan gideyim dedirtecek cinstendir: “Kısa yazmışsın yavrucuğum.” Bu ilginç cevaba “Hocam eski Türk şairlerini sormuşsunuz.Kiki,Çuçu,Kül Tarkan…Zaten hepsi yedi tane ne kadar uzun yazacaktım?” şeklinde yönlendirdiğiniz sorunun cevabı dışarı çıktır.( Hababam Sınıfı’ndan bir sahne anlatmıyorum.Maç anlatıp geçen arkadaş biliyorum. Ek kağıt istemek moda oldu sınavlarda. 3 kağıt verirseniz kesinlikle seksen.)

 Sınavlarımızı bitirdik,notlarımızı öğrendik.İtiraz bile ettik. :) Döndük memlekete ve açtık bilgisayarı. Karne izlemeye girip notlarımıza bakıyoruz: Eski Türk Edebiyatı C düşmüş, o ders,bu ders C düşmüş. 😀 Eee kalan dersler nerede? Çoğu ders notu hocalarımız yoğun olduğundan girilmemiştir. Hocalar girse de sistemde sorun vardır. Eğer yaz okuluna kalmak gibi bir durumunuz varsa  ve o dersler  hala transkiripte geçmemişse bekleyip kudurursunuz.

 Yukarıda anlattıklarım benim başımdan veya arkadaşlarımın başından geçen,şahit olduğum  olaylar. Tabi her hoca üstteki olayların kahramanları gibi değil.Değer verdiğim ve çok şey öğrendiğim hocalarım da var.Sevdiğim hocalarımın dersleri de hep en düşük derslerimdir. :D(İsim vermeyeyim.Sonra bazı kendini bilmezler yalaka falan derler ama yalaka olsa iyi not alırdı çocuk diye düşünmezler. :D)

 Sonuç olarak üniversite okumayı çok büyütmemek gerek. Sürekli aktivitelerlerle,gezmelerle geçmiyor günleriniz. Hocaların her biri donanımlı eğitmenler olmayabilir.Edindiğiniz arkadaşların yüzde sekseni çıkarcı çıkabilir. Şehir sıkıcı gelebilir.Vesaire vesaire vesaire… 

 Olumsuzluklar çoğu şehirde ve okulda aynıdır. Kiminde çok kiminde az… Ne kadar olumsuzluk olursa olsun üniversite yıllarının kıymetini bilmek gerekiyor.Bu sözü üniversitede okumayanlar ” Klasik laflar bunlar!” , birinci ve ikinci sınıfta okuyanlar “Koskoca dört sene var.” , üçüncü ve dördüncü sınıfta okuyanlar ise “Ne çabuk geçti.Haklı çocuk vallahi…” şeklinde yorumlarlar.

 Bu arada üniversitelerin “Neden PAÜ?”, neden “CAÜ,UOÜ” :) gibi tanıtım bölümlerine itimat etmeyin. Eğitim fakültesi tanıtım filminin metnini yazan biri olarak söylüyorum: Bu bölümler tamamen gerçeği yansıtmıyor. 😀

  Aydın’a yakın bulunmamdan dolayı kısa kesiyorum.Belki bu yazıya “Üniversiteli Olmak 2” başlığı altında devam ederim.Selametle!

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,
  1. nuManaGa diyor ki:

    Her yer aynı değil. Sen bildiklerinden ve istediklerinden vazgeçme. İşte o zaman her şey olur.

  2. karamsar diyor ki:

    ben üniyi bu yıl kazandım daha hiç gitmedim okuluma ama gayet ideailistim amacım araştırma görevlisi olmak ammma kötü oldum bak şimdi yok ankarada dayısı olan yok yasak ilişkisi olan olmadı olmadı valla ağlıycam numaaaan:((((

  3. Denizli20 diyor ki:

    Yazı on numara olmuş 😀
    Eline sağlık abi :) Sevemedim gitti Paü ‘yü İzmir’den kalkıp gelerek..

  4. Özkan YAZICI diyor ki:

    numanım katılıyorum sana her şeye rağmen hayatın en güzel evresi bence hele batıdaysan:)

  5. nuManaGa diyor ki:

    Kardeşim benim eyvallah. Aynen seninle geçirdiğimiz bir gün tüm üniversite günlerine bedel.

  6. Osman Yazıcı diyor ki:

    bende o unıversıtelılerden bırıyım soylemesı ayıp::)..karadenız teknıkde okuyorum..ama sunu samımı soyluyorum bırakın ktuyu oxforda bıle yollasalar…lısede gecırdıgım 1 gunu (numala olan::)) oxforda 1 yıla degısmemm…

  7. ayfer diyor ki:

    Öncelikle tebrik ederim çok güzel bir çalışma ortaya çıkarmıssın .Ancak bir yazı duygularıma bu kadar tercüman olabilir başka birşey demiyorum…. YAZILARIN DEVAMINI BEKLİYORUM.

  8. önder diyor ki:

    hükümetimiz sağolsun her ile üniversite yaptı(!) sebebi eğitim kalitesini arttırmakmış ne de artıyor ya… artan bir şey varsa o da devletin ekonomik kazançları… tabi devletimiz milletimiz kazansın elimizden geleni ardımıza koymayız gerekirse ama sadece devletimiz milletimiz kazansın(!) neyse konu sapıyor :) ee üniversiteler çoğaldı bunun içini doldurmak lazım. öğrenciden bol bizim ülkemizde ne var. her öğrenci üniversiteye gitmek istiyor hiç kişilik özelliklerine bakmadan… aile de destekliyor zaten üniversiteye gitmeyi… bunu söylemek güç ama onların da başarıyı sadece akademik olarak algılamaları büyük hata… öğrencileri ayarladık bir şekilde de bu öğrencileri kim eğitecek bence buna bakmak lazım. hoca ihtiyacını karşılamak lazım ama nasıl… nasıl olacak hoca olmak için gereken puanları düşürerek, onları zorlamayarak, ankarada dayısı olanı araştırma görevlisi yaparak, belkide en acı vereni yasak ilişki yaşadığı öğrencisine iltimas geçerek… şimdi soruyorum kalite nasıl artsın, öğrenciler nasıl mutlu olsun sayın……………………m?

  9. cihan diyor ki:

    numan gerçekten çok harika yazmışsın
    gençlere yol gösteriyosun
    üni ye gelenler bi afra tafra görenler paris e gelmiş sanırlar
    her gece parti eğlence sanıyolar ama bu yaşam tarzı america da oluyo galiba
    american pie tarzı

  10. metin diyor ki:

    haklısın kardeşim 😀 😀

  11. nuManaGa diyor ki:

    Metinciğim herkes okumalı zaten son paragrafta belirttim ama bunlar da başımıza geldi yani.Biliyorsun…

  12. metin diyor ki:

    çok ayıp kardeşim 😀 böle şeyler anlatıp gençlerin kafasını karıştırmasana :p lisede o kadar üniversiteye gidicem diye didindikten sonra böle bi ortama geleceğini bilip vaz geçirtme insanları okumaktan :p bak sonra babamın bakkalı var abi okuyup da napem böle üniversiteyi ben demesinler :p

    bide üniversitenin ilk günlerinde ilk haftalarında yapılanları, konuşulanları anlatta tam olsun kardeşim :p 😀

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
ghjk
Hızlı Tur Tekniği

TANIM  Sınıftaki her öğrencinin konu hakkında sıra ile konuşmasını veya“geçiniz” demesini istemek. ÖZELLİKLERİ  Hızlı tur diğer adıyla “konuşunuz ya da...

Kapat