nuManaGa.com

Suskunlar

Mevlana’nın “Kulak eğer gerçeği anlarsa; gözdür.” sözü ile başlayan ve bir an olsun heyecanın, sürprizlerin eksik olmadığı bir kitap: Suskunlar. İhsan Oktay Onar’ın ilk baskısı 2007 yılında yapılan romanı bir dönemin İstanbul’unu bütün canlılığıyla ve inceliğiyle okurla buluşturuyor. Farklı ve orijinal karakterler, sürprizlerin bir an olsun eksilmediği kurgu ve akıcı, özenli üslubu Suskunlar’ı bir adım öne çıkarıyor.

Eserin karakter kadrosu oldukça geniş. Kalın Musa, Davut, Veysel, Eflatun, Zahir, Batın… İlk sayfalarda karşılaşılan bu kalabalık kadro başlarda bazı soru işaretlerine neden oluyor; fakat ikinci bölüm olan Segah ile birlikte taşlar yerine oturuyor. Derin karakterlerin ve bambaşka kurgunun ürünü denilebilir Suskunlar için.

Her şey bir hayaletin şehre musallat olmasıyla başlıyor. Bu hayalet eski bir müzisyen. Sevdiği kız Neva için bestelediği bir de nefis eser var. Bu hayaletin İstanbul şehrinden ayrılmaması herkesi düşündürüyor. Davut Neva’yı ve annesini gördüğünde bu hikayenin içine dahil oluyor. Tek derdi bu değil -kendisi de müzisyen olan- Davut’un. İkiz kardeşi Eflatun’u öldürmek isteyenler var. Mevleviliğin, 3. Ahmet dönemindeki İstanbul’un renkleri de hikayeyi tatlı bir şekilde sarmalamakta.

Anar’ın kullandığı dil gerçekten dikkat çekici. Esprili, tarihi ve dini kaynaklardan beslenen, argoyu tadında kullanan bir yazar İhsan Oktay Anar. Bu özelliği eserlerini okuyanları hem şaşırtıyor hem de fazlasıyla doyuruyor. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Anar, tarihi nasıl anlatacağını iyi biliyor!

İletişim Yayınları’nın kitapseverler ile buluşturduğu Suskunlar müziğin, tarihin romanı. Eflatun renkli bu romanı bünyeyle buluşturmak büyük keyifti. Bu keyfi sizlerde yaşayın!

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Kovulmuşların Evi
Kovulmuşların Evi

Ali Ayçil, son dönemde adından sıklıkla söz edilen şairlerden. Ayçil’in şiirlerinin yanında nefis deneme yazıları da bulunmakta. Daha önce denemelerinden...

Kapat