nuManaGa.com

Saklıkent Kanyonu / Fethiye

Fethiye’nin ne çok gezilecek yeri varmış meğer. Sadece deniz, kum, güneş değil, tarihi kalıntılar ve doğal güzellikler de Fethiye’yi öne çıkarıyor. Saklıkent Kanyonu doğal güzellikler kategorisine koyabileceğimiz muhteşem bir yer. Antalya’daki Saklıkent ile karıştırmamak gerek. Ayrıca burası antik kent de değil. Avrupa’nın ikinci Türkiye’nin ise en büyük kanyon vadisi Saklıkent. Eşen Çayı’nın yardığı kayaların müthiş görüntüsünün cezbine kapılıp gidiyor insan. Yüksekler baş döndürücü ve bazen ürkütücü. Taşların üzerinden atlayarak keşfettiğiniz Saklıkent, hafızalarınızdan silinmeyecek.

Bu güzel ve görkemli mekan seksenli yıllarda keşfedilmiş. Söylenilenlere göre Saklıkent Kanyonu’nu bir çoban keşfetmiş ve insanları buranın varlığından haberdar etmiş. Çok ilginç değil mi? Kim bilir böyle kaç eser, güzellik yitik ve boynunu bükmüş bir şekilde bekliyordur. Saklıkent’in keşfedilmesi ve turizme kazandırılması elbette mutluluk verici.

 

Peki Saklıkent Kanyonu’na nasıl gidilir? Fethiye merkezden araç bulabilirsiniz. Taksilerin Saklıkent’e gidiş-dönüş tarifeleri var. Sorup bilgi alabilirsiniz. Biraz tuzlu olabilir taksiler. Tur şirketlerinin hemen her gün Saklıkent’i de kapsayan turları mevcut. Tur şirketleri ile Saklıkent’i ziyaret etmenin tek sıkıntısı ise zaman. Turlar ile gittiğinizde, siz daha bu güzelliğe doyamamışken ayrılma vakti yaklaşıyor ne yazık ki.

Fethiye’ye 40 km uzaklıkta bulunan Kayadibi köyü yakınlarındaki Saklıkent gerçek bir doğa harikası. İrili ufaklı kanyonların meydana gelmesinde suyun yanı sıra tektonik hareketlerin ve depremlerin de etkisinin olduğu belirtiliyor. Bu alanda Milli Park mahalli teşkilatının izni ile çadırlar kurmak mümkün. Çadırlar kanyonun güneydoğu kesmindeki ormanlık alanlarda kuruluyor olmalı. Bu hususta Saklıkent Milli Parkı çalışanlarından bilgi alabilirsiniz. Ayrıca “Müzekart” geçmiyor!

 

Kanyon girişinde suyun hızla aktığı bir bölüm var. Bu bölümde biraz zorlanabilirsiniz. Burayı geçtikten sonra akıntı yok. Ayrıca “Kayaları ancak su ayakkabıları ile geçebilirsiniz.” diyenlere de itimat etmeyin. Gerek olmuyor ayakkabıya, lastiğe falan. Akıntı olan kısmı terliklerinizi kaptırmadan geçtiyseniz mesele yok.

Akıntıyı atlatıp kanyona girdiğinizde harikulade görüntülerle karşılaşacaksınız. Başınızı kaldırdığınızda gördüğünüz yükseklik karşısında heyecanlanacaksınız. Sağınıza ve solunuza baktığınızda kayaların etkileyici görüntüsü bakışlarınızı süsleyecek ve bu etkileyici manzaraya doyamayacaksınız.

 

Kültür Bakanlığı tarafından “milli park” ilan edilen Saklıkent Kanyonu eşine az rastlanan bir güzelliğe, ihtişama sahip. Türkiye’de böyle bir değer varken görmemek olmaz. Denizden çıkıp, sahilden ayrılıp biraz gezmek ve doğayı, tarihi yaşamak gerek. Siz de öyle yapın! Eşsiz güzellikteki Saklıkent Kanyonu’nu mutlaka ziyaret edin.

Fotoğrafları büyütmek ve orijinal boyutlarında görmek için fotoğrafların üzerine tıklayın.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Ramazan
Ramazan

  Ramazan ayı bütün bereketiyle sardı her yanı. Pide kuyrukları uzayıp gidiyor... Yumurtalı susamsız, tırnak, susamlı... Sofralar da daha bir...

Kapat