nuManaGa.com

Saatleri Ayarlama Enstitüsü

  Çok roman var piyasada. Aşk, tarih, kavga, olağanüstü hayatlar… Evet, çok kitap var; ama Saatleri Ayarlama Enstitüsü gibisi yok. Edebiyatımızın en güçlü kalemlerinden olan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın nefis eseri diğer romanlardan çok ama çok farklı. Şehirdeki saatleri ayarlamak için bir enstitü kurmak, bu enstitüyü dünya çapında bir müessese yapmak -dürüst olun dostlarım- hangimizin aklına gelirdi?

  Büyük kültür adamı Ahmet Hamdi Tanpınar, bu müthiş eserinde bizi çok farklı bir maceraya ortak ediyor. Kahramanımız Hayri İrdal’ın anlatımıyla Takribi Ahmet Efendi ve sülalesinin çalkantılı hayatına tanık oluyoruz. Öyle sıradan olaylar değil. Bazen tesadüfler ve garip hayaller, bazen ise Hayri İrdal’ın alaycı tavrı olayları, karmaşaları doğuruyor.

  Gerçekçi ve eğlenceli biri olan Hayri İrdal, psikanalize ömrünü adayan Doktor Ramiz, Hayri İrdal’ın aziz velinimeti, hayalleri gerçeğe dönüştürmekte usta olan Halit Ayarcı, ermiş mi yoksa esrarkeş mi olduğu anlaşılamayan mübarek insan Seyit Lütfullah, zaman filozofu olarak addedilebilecek Nuri Efendi, Kayser Andronikos’un hazinesinin peşinde koşanlardan eczacı Aristidi, izlediği filmlerle hayat arasındaki çizgiyi ayırt edemeyen Pakize, Hayri İrdal’ın kefeni yırtan ve o günden sonra kendisini yemeye, içmeye, gezmeye veren halası… Karakterlerin her biri yoğun ve sıra dışı. Ayrı ayrı hikâyeleri olan bu insanların ortak kapısı ise Saatleri Ayarlama Enstitüsü. Ortak kapının mucidi ise Halit Ayarcı…

  Zaman önemli bir kavram. Memurların, çocukların ailelerin, zenginlerin; kısacası her insanın ve meslek grubunun farklı bir zaman anlayışı olduğu üzerine yoğunlaşarak kurulan Saatleri Ayarlama Enstitüsü, devrim niteliğinde işler yapar. Şehrin büyük saatleri; kollardaki, ceplerdeki saatler ve zamanla ilgili her şey bu enstitüye emanettir. Halit Ayarcı keskin zekâsıyla çevresindekileri kendine hayran bırakarak gereken tüm işlemlerin kolayca halledilmesini sağlar. Ona inanmayan Hayri İrdal önceleri maddiyatı düşünse de sonraları bu işe dört elle sarılır. Ta ki Saatleri Ayarlama Enstitü’sünün çalışanları için yapacağı mahallenin projesi gündeme gelene dek.

  Dergâh Yayınları’ndan çıkan 395 sayfalık bu kaliteli eser sizi kolunuzdaki saate âşık edebilir. (Faruk kardeşim, saygılar.) Yahut duvardaki emektara bambaşka bir gözle bakmanızı sağlayabilir. Seyit Lütfullah’ın kaplumbağasını tanıdıktan sonra bu sevimli, ağır mizaçlı hayvana bakış açınız değişebilir. Herkesin durmadan süveter ördüğü Halit Ayarcı’yı kıskanmanız da kuvvetle muhtemel…

  Eğlenceli karakterleri, farklı konusuyla daha ilk cümleden kendisine bağlayan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu harika eseri vakit kaybetmeden okunmalı. Geç kalmamak gerek. Sonra pişman olunuyor. Kendimden biliyorum! Kalitesiz eserlerin sardığı raflarda kaybolan okuyucular duyun sesimi! Hemen edinin Ahmet Hamdi’nin nefis eserini!

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , ,
  1. Tayfun diyor ki:

    okumanıza, yorumunuza sağlık;
    ikinci karakter Halit Ayarcı, bürokrasinin ve toplumumuzun yenileşme merakını bilerek komik gelebilecek bir şekilde bizlere gösteren bir karakter.
    kitabın nban yaşattığı yoğun duyguları paylaşabilmem için kendimce bloguma ziyarete beklerim.
    http://tayfunsurucu.wordpress.com/2014/09/25/yaptiklarinizin-sizi-tuketmeye-basladigini-anladiginizda-ne-yaptiklarinizi-geri-alabilirsiniz-ne-de-devam-edecek-tukenisinizi-durdurabilirsiniz/

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Edebiyatçılarımızın Çocukluk Hatıraları
Edebiyatçılarımızın Çocukluk Hatıraları

  Son yıllarda hatıra kitapları çok satıyor. Önemli isimlerin samimi üsluplarıyla kaleme aldıkları anıların ilgi görmesi gerçekten mutluluk verici. Peki,...

Kapat