nuManaGa.com

Pamukkale / Hierapolis / Denizli

Denizli sınırları içerisinde bulunan ve yılda 2 milyon turistin ziyaret ettiği bir miras Pamukkale. Bembeyaz görüntüsü ile travertenler büyülüyor ziyaret edenleri. Travertenlere gelmeden önce Hierapolis’in kalıntıları karşılaşıyor ziyaretçileri. Önce mezarlar ardından caddeler… Hierapolis’in kalıntıları arasında travertenlere doğru ilerlerken eşi benzeri zor bulunan görüntülere şahit oluyorsunuz ve “O devirlerde yaşamak vardı!” demekten kendinizi alamıyorsunuz.

Pamukkale UNESCO’nun “Dünya Mirası” olarak kabul ettiği ve son yıllarda şöhretini daha da arttıran eşsiz bir mekan. Peki neler bulunur Pamukkale’de? Sayalım: Antik kent, antik havuz, Hz. İsa’nın 12 havarisinden biri olan St. Philipe’in mezarının bulunduğu anıt, nekropoller, Apollon Tapınağı, termal su kaynakları…

Öncelikle Pamukkale’ye nasıl gidileceği ile başlayalım. Pamukkale Denizli ilimiz sınırları içerisinde bulunmakta. Denizli’den Pamukkale’ye yarım saatte ulaşmak mümkün. Denizli’den Pamukkale sadece 20 kilometre. Otogardan  Pamukkale’ye giden araçlar mevcut. Kolaylıkla bulabilir ve Pamukkale’nin eşsiz güzelliği ile buluşabilirsiniz.

  Pamukkale denilince ilk olarak akla o bembeyaz görüntüsü ile görenleri aşık eden travertenler gelir fakat Pamukkale sadece travertenlerden ibaret değil. Burada tarihin belki de en güzel şehirlerinden bir olan Hierapolis bulunmakta. Travertenlerin yanıbaşına kurulmuş harika bir kent. Bu kentten günümüze kalan caddeler, kapılar, mezarlar, tapınaklar mevcut. Ayrıca on beş bin kişilik bir antik tiyatro Hierapolis’in kalıntıları arasında. Tepeye yaslanmış bir şekilde ziyaretçilerini bekleyen tiyatronun yapımı 145 yıl sürmüş. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Hierapolis’in ne kadar önemli bir merkez olduğunu bu tiyatro açıkça ortaya koyuyor.

  Şehre girmeden sizleri mezarlar karşılayacak. Bu mezarlar oldukça iyi durumda. Travertenlerin üzerinde kalanlar ise harika bir görüntü oluşturuyor. Mezarlar oldukça büyük ve ev biçiminde yapılmış. Gladyatör mezarları, seçkin ailelere ait mezarlar, fakirlere ait mezarlar… Önlerindeki tabelalardan kimlere ait olduğunu öğrenmek ve mimari yapıları hakkında bilgi almak mümkün.

Görülmesi gereken bölümlerden bir diğeri ise Apollon Tapınağı. Birçok efsaneye konu olmuş olan Apollon Tapınağı diğer kalıntılara göre pek iyi durumda değil. Yani görüntü olarak. Öyle ihtişamlı durmuyor ne yazık ki.

Hz. İsa’nın havarilerinden olan St. Philippe’in mezarının burada olduğunu söylemiştik. St. Philippe Hz. İsa ve Hıristiyanlık hakkında bilgiler vermek için Hierapolis’e gelir. Burada çarmıha gerilerek öldürülür. Hıristiyanlık resmi din olduktan sonra Philippe’nin onuruna öldürüldüğü yerde bir şehitlik yapılır. Mezarı buradadır. Şehrin biraz dışında kalan bu bölüm günümüzde oldukça iyi durumda.

   Bahsettiğimiz yerlerin dışında kapılar, caddeler, hamamlar, surlar mevcut. Kısaca bu bölümler hakkında da bilgiler verelim. Hamamlar büyük kemerli ve sayıları oldukça çok. Hierapolis halkının temizliğe ne kadar önem verdiği ortada. Büyük kapılar ve caddeler de gözünüze çarpıyor hemen. Buralardan geçerek travertenlere doğru yol almak gerçekten çok keyifli. Caddeler çok geniş ve görkemli. Caddelere açılan büyük kapıların yanında kuleye benzeyen yapılar var.

  Az kaldı, travertenlere yaklaşıyoruz. Travertenler ile buluşmadan önce burada bulunan müze hakkında bilgi vermek istiyorum. Müzede, Hierapolis dışında birçok yerden çıkarılmış eserler var. Denizli çevresindeki birçok ören yerinden çıkarılan eserlerin sergilendiği müze de mutlaka görülmeli.

  Ve travertenler… Gözlerinizi kamaştıran güzellik karşınızda. Ayakkabıları çıkarıp travertenler ile buluşma zamanı. Bu eşsiz güzellik kucaklayacak sizleri. Bu güzelliğe gereken alakayı ve ilgiyi gösterin. Nasıl mı? Ayakkabılar ile girmezseniz, ayakkabıları ile bu güzelliği lekeleyen yerli ve yabancı odunları uyarırsanız gereken alakayı göstermiş ve Pamukkale’yi kormuş olursunuz.

Travertenlerden kopabilirseniz hem dinlenmek hem de keyifli vakit geçirmek için tesislere atın kendinizi. Burada size Pamukkale’yi hatırlatacak giyisiler, takılar, süs eşyaları bulabilirsiniz. Açlığınızı ve susuzluğunuzu giderebileceğiniz mekanlar da tesislerin içinde mevcut.

  Tesislerin hemen yanında tarihi havuz var. Ücret karşılığında havuza girebilirsiniz. Pamukkale sularının şifalı olduğunu ve birçok hastalığa iyi geldiğini hatırlatalım. Bu havuzda Pamukkale’nin şifalı sularının keyfini çıkarabilirsiniz.

İşte böyle. Son olarak konaklama hakkında bir şeyler söyleyeyim. Bölgede çok kaliteli oteller mevcut. Çok yıldızlı otellerin dışında Karahayıt’ta bütçenize uygun oteller ve pansiyonlar da bulabilirsiniz.

Pamukkale sadece bir ören yeri değil. Gelenleri kendine aşık eden değerli bir mekan. Konuştuğum birçok kişinin defalarca geldiğini söylemesi Pamukkale’ye duyulan hayranlığa gösterilebilecek en önemli kanıt. Ülkemizin önemli turizm merkezlerinden biri olan bu eşsiz mekanı görmeyen kalmamasını ve özellikle yerli turistlerin daha fazla ilgi göstermesini temenni ediyorum.

Diğer fotoğraflar(slayt gösterisi):

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , , , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Beton Helva
Beton Helva / Trabzon

Trabzon'un damaklara sunduğu önemli lezzetler var. İşte onlardan biri kendine has lezzeti olan ve benzerlerinden ayrılan "Beton Helva"dır. Trabzon sınırları içerisinde...

Kapat