Bugün 29 Ekim. Yeni yaşın kutlu olsun Türkiye. 88 oldun ama hala gençsin ve çok güzelsin. Kırmızı ve beyaz hiçbir yere bu kadar yakışmıyor. Ay ve yıldız gökyüzünde değil; şanlı al bayrağımın üzerinde değerli. Bir kez daha Türk doğduğum, çok yıldızlı değil; tek yıldızlı al bayrağımın altında yaşadığım, cennet gibi güzel Anadolu’nun havasını soluduğum, şanlı tarihe ve atalara sahip olduğum için şükrediyorum. Devamını Oku…
Hayat zorluklarla dolu. Her engel aşılır mı? Bence aşılmaz. Karşısınızdaki engel bir insansa ve bu insan laftan anlamıyorsa yapacak çok şey yoktur. Garip bir diyalog paylaşayım sizlerle. Atanmayan öğretmenlerin her gün duyduğu cümleler vardır. Belki öğretmenlerimiz defalarca duydular ama duymayanlar için yazmak istiyorum. Ne acı… Çalış, didin, öğretmen ol; hor görül, suçlan, can yakan cümleleri işitmek zorunda kal… Devamını Oku…
Doksanların sıcacık şarkıları olmasa dünya çekilmez bir yer olurdu. Şimdilerin abidik kubidik şarkıları sarmıyor beni. Ne varsa doksanlarda var. Mutluluk, acı, hüzün, keder… Ne ararsan! Güp tıs güp tıs ötmeyen müzikleriyle gönüllerin bam teline dokunan şarkıların mevsimiydi doksanlar. İçimden geldi… Dedim bir şeyler karalayayım. Uzun uzun cümleler kurabilirim; ayrıca daha önce kurmuşluğum da var. Devamını Oku…
Van depremi ile birlikte 7.2 şiddetinde sarsılan Türkiye deprem vergilerinin nereye gittiğini konuştu günlerce. Herkes başka bir şey söyledi. 12 yıl boyunca toplanan vergilerin akıbetini merak etmeyen kalmamıştı. Soru önergeleri, televizyonlardan gelen çağrılar derken deprem vergilerinin nereye gittiği hususunda bir açıklama geldi. Hem de yetkili bir ağızdan. Maliye Bakanı Şimşek deprem vergisi hakkında açıklama yaptı. Devamını Oku…
Mutluyuz. Çünkü herkes demokratik… Kara düşüncelelerle kirletilen kavramların başında gelen demokrasi ile kanka oldu güzel ülkemin insanları. Ön yargılı insanlardan şikayet edenlerin ön yargılarının tavan yaptığını görüyorum. Etnik kimliklerin egemen olarak millet, devlet unsurunun çökertilmesine gidecek yolda çok kişi yürüyor ve hepsi demokratik. Yine Türküm dedim diye hakaretlere maruz kaldım anlayacağınız. Devamını Oku…
Yıllarca okudun, amacın ülkeye hizmet, çocukları geleceğe hazırlamak idi. Güzel ülkemin güzel çocuklarını yetiştirmek mutlulukların en büyüğüydü… Ve deprem geldi 7.2 şiddetinde. Sonrası enkaz, toz bulutu… Gencecik bedenin taşlar altında kaldı, her dakika asır oldu… Çok sevdiğin mesleğin için düşmüştün yollara; güzel günler, aydın çocuklar yetiştirmek için… Ölüm denen karanlık aldı seni bizden öğretmenim. Devamını Oku…
Dış mihrakların avantalarının karşılığını köşelerindeki yazıları ile vermeye çalışan ciğersizler ve ezik masalı uydurup, ayrılıkçı fikirlerle Türk kelimesinin geçtiği her şeyi görmezden gelmeye çalışanlar kara bir kampanya başlattı. Türk insanı yardım olup Van’a yağarken yukarıda bahsettiğim zihniyetteki yüreksizler insanımızı yardım etmemekle itham etmekte. Biz Vanlı kardeşlerimizin yanındayız. Siz neredesiniz? Devamını Oku…
Gökyüzü kapkara… Kardeşlerim şehit düştü, yüreğim kanıyor. Deprem oldu. Ciğerim yangın yeri. Kardeşlerim hayata veda etti, evsiz kaldı… 7.2 şiddetinde titriyor ellerim. Yutkunamıyorum; düğüm düğüm boğazım. Son günlerde ne kadar acı olaylar yaşıyor güzel ülkem, asil insanım, kardeşlerim, arkadaşlarım… Enkaz altında kalan onlarca insan… Gencecik arkadaşları, insanları verdik ne yazık ki kara toprağa. Devamını Oku…
Ülkemizin üzerindeki kara bulutlar bir türlü dağılmıyor. Van’da meydana gelen 7.2 şiddetindeki deprem binlerce ailenin ocağını söndürdü. Binlerce kişi yakınlarından haber almak için didiniyor, birçok yaralı tedavi bekliyor; çadır, su, giyecek, yiyecek, su lazım… Türkiye Van’a yardım için elinden geleni yap. Kargolar ücretsiz ulaştırıyor yardım malzemelerini; kaymakamlıklar, valilikler yardımları ulaştırmak için çalışıyor… Devamını Oku…
Dilimin ucunda cümleler birikti; dudaklarımın hapsettiği cümleler… Söylemek istiyor dilim ama izin vermiyor dudaklarım. “Yapma!” diyor ve ekliyor “Değer mi?” diye. Değmez! Değmediğini bile bile yine de haykırmak istiyorum! Israr ediyorum! Bu sefer yüreğim dikiliyor karşıma. Diyor ki “Aklını başına topla!” Sonra hatırlatıyor bana maziyi. Meğer ne günler geçirmişiz, neler görmüşüz; ağlamışız, içmişiz… Devamını Oku…