Ozanlık Geleneği

10 Tem, 2010  |  Yazan: nuManaGa  | 199 kere okunmuş |  Kategori: Türk Kültürü

 Ozanlık geleneği İslamiyet öncesine dayanır. Ozan, kam, baksı gibi isimler alan şairler aynı zamanda bulundukları bölgenin büyücüsü, din sorumlusu veya hekimi idiler. Kopuz denilen enstrüman ile söyledikleri şiirler nesilden nesile aktarılırdı. Üyesi oldukları boylarda mühim kişilerdi. Saygı görürler ve söyledikleri sözler önemli görülürdü. Sığır, şölen, yuğ adı verilen törenlerde söz sahibi idiler. Genellikle bu törenleri düzenler ve yönetirlerdi. Hükümdarların yanlarında yer alırlardı. Orduya katılır, savaşa giderlerdi. Türk ordularında her daim ozanlar bulunurdu.

 Yaşadıkları dönemlerde halkın ortak acılarını, mutluluklarını dile getirmişlerdir. Yaşanan güzel olayları, felaketleri konu edinen eserler vermişler ve bu eserleri kopuz eşliğinde okuyarak halkı bilinçlendirmek gibi bir görev de edinmişlerdir.

 İlk ozanlardan birkaç isim verecek olursak: Kiki, Kül Targan, Aprinçur Tigin, Çisiya Tutung, Asıg Tutung, Kalım Keyşi…

 Ozanlar daha çok kahramanlık, tabiat, ölüm ve savaş konularını işlemişlerdir. Halkın ortak duygularının ön planda olduğu eserler vermişlerdir. Bu eserler genellikle hece ölçüsü ile söylenmiştir. 7′li 8′li hece ölçüleri ağırlıklı olarak kullanılmıştır. Yarım ve tam kafiye sıklıkla görülür. Tabiat ile iç içe olan ozanlar benzetmelerde tabiattan faydalanmışlardır.

 Ozanlık geleneği günümüzde İç Anadolu ve Doğu Anadolu’da önemini korumaktadır. Erzurum, Kars, Kırşehir, Konya illerinde etkinlikler düzenlenmekte ve ozanlık geleneği canlı tutulmaya çalışılmaktadır.

Arama terimleri: aprinçur tigin, baksı, çuçu, gelenek, görenek, halk edebiyatı, ilk türk ozanları, kam, kiki, kopuz, kül tarkan, ozanlık geleneği, poem, şairleri, sığır, şölen, Türk Kültürü, Turkish culture, yuğ
Çevir/Translate this post
English  German  Italian  Greek  France  Polish  Russian  Spannish  Ukrainian  Bulgarian  Dutch  Finnish  Hindi  Japanese  Norwegian 

Bu yazıya yorum yapılmamış. | Yorum bırakın.

Yorum yapın