nuManaGa.com

Orada Bir Dnipro Var Uzakta

Dnipro, Dnepro, Dnipropetrovsk, Dnepr… Bir dünya isim dolaşıp durur kafamızda ve gittiğinizde gördüğünüz bambaşka bir dünyadır. Ukrayna denildiğinde akla dahi gelmeyen ve diğer şehirlerin gölgesinde kalmış bir yer Dnipro. Başkalığı sadeliğinde ve içinde barındırdığı cevherdendir. O cevheri gerçekten merak ediyor musunuz?

Ukrayna denilince akla güzel kızlar gelir, gece hayatı gelir, bar gelir, disko gelir… Gelir de gelir. Lakin uzay gelmez, roket gelmez, dönemine damga vurmuş bir şehir hiç gelmez. Cevher demiştik, hatırladınız. İşte o cevher Dnipro özelinde Ukrayna’nın barındırdığı uzay ve savaş bilgisidir.

Ada'dan Dnipro'ya Bakış

Sovyet Rusya’nın tam bir uzay ve savaş makineleri üssü haline getirdiği Dnipro, içinden geçen Dinyeper Nehri’nin bereketini de beraberinde taşıyor. Özellikle şehirlere yakın köylerde oldukça zengin topraklar mevcut. Tabii bu zenginlik bilimdeki zenginlikle yarışamaz. Özellikle Stalin Dönemi’nde şehrin kaderi bambaşka bir hal alıyor. Nasıl mı? Amerika’yla Sovyet Rusya arasındaki çekişmenin en önemli tanığı oluyor Dnipro. Stalin’in ABD’yi vurma planını devreye sokması, Rusya sınırlarından ABD’yi vuracak bir teknolojiyi geliştirmek için çabalaması Dnipro’da meyvelerini veriyor. (Uzay ve Roket Müzesi’ni tanıttığımız yazıda bu konuya daha detaylı yer verdik.)

Dnipro metalurji şehri. Sovyet roketleri hep bu şehirde üretilmiş.Dnipro Sokaklarında

Dnipro, Sovyetler zamanında tam bir üs konumunda. Haritalarda adına yer verilmeyen, tabelalara ismi yazılmayan bir şehir. Rusya, uzay ve roket teknolojisindeki gelişmeleri gizli tutmak adına Dnipro’yu saklamış, sırlamış. Öyle ki bu şehirde yaşayanların uzun yıllar şehrin dışına çıkmalarına dahi izin verilmemiş.

Dnipro sakinleri hala Sovyet ciddiyetini taşıyor. Nasıl taşımasınlar? Soğuk denilemez insanlarına, bunun adı ciddiyet. Rahatsız edici bir durum değil bu. Kimse kimseye karışmıyor ve kimseyi yadırgamıyor. Aynı Sovyet ciddiyeti şehrin mimarisinde de göze çarpıyor. Kare biçiminde balkonsuz yahut küçük balkonlu tek tip evler Dnipro’yu çevreliyor. Soğuk renkler binalardan bakışlara yansıyor. Yeni yerleşim yerleri yapılmaya başlanmış, lakin şehrin kimliğini o ciddi evler oluşturmakta.

Tramvay camından bakarken kar taneleri eridi.

Dnipro’da kale, sur gibi yapılar görmek mümkün değil. Ada’nın yazları çok şen olduğunu ve nehrin kenarındaki plajların tıklım tıklım olduğunu öğreniyoruz. Biz kış mevsiminde Dnipro’ya vardığımızdan karşımızda donmuş bir nehir ve nefesimizi donduran havayı bulduk haliyle. Olsun! Kışın da güzel Dnipro. Şehrin her yanına uzanan tramvay hattı bile şehri güzel kılmaya yetiyor. Atlıyorsunuz tramvaya şehri baştan sona geziyorsunuz. Bu nostaljik tramvay ruhunuza kesinlikle hitap edecektir.

Dnipro sokakları.

Dnipro’nun geniş sokaklarında adımlamak oldukça güzel. En meşhur caddesi Karl Marx olarak biliniyor. Yakın zamanda ismi değişmiş bu caddenin fakat hala aynı adla anılmakta. Şehrin en merkezi yeri de bu cadde. Dükkanlar, kafeler, alışveriş merkezleri bu cadde üzerinde yer almakta. Şehirde vitrin anlayışının yeni yeni geliştiği söyleniyor. Küçük tabelalar dükkanları tanıtmakta. Tabii Kiril alfabesi bilenlere… Latin harflerini görmek zor. Uluslararası markalar dışında Latin harflerini kullanan neredeyse yok. Bunun yanında İngilizce bilen de çok çok az. Yani o kadar az ki bilen bir kişiye bile denk gelmedik.

Bir de ekonomiye değinelim. Dnipro ucuz bir şehir. Bir paket sigara dört Türk lirası civarında. O da en kalitelisi. Yüz Türk lirası, yaklaşık sekiz yüz grivna ediyor. Yüz avro ise iki bin sekiz yüz grivnaya yakın bir meblağa karşılık geliyor. Bir paket sigaranın ortalama 25 grivna olduğu örneğini verelim ki matematiği iyi olan arkadaşlarımız hesaplarını kolaylıkla yapabilsinler.

Dnipro sahili.

Şehrin sahil kısmını atlamayalım. Harika bir sahil, betona boğulmamış yemyeşil bir ada, Dinyeper Nehri’nin usul usul akışı… Mutlaka görülmesi gereken bir manzarayı meydana getiriyor bu üçlü. Ada’da tarihi bir de kilise mevcut. Ayrıca nefis yemekleri olan restoranlar da bu kısımda yer alıyor. Bazıları dünya çapında bu mekanların. Nehir manzaralı masalarda mutlaka bir öğün yemek yemek ve oranın havasını solumak gerek.

Dnipro’ya ulaşmak için Zaporijya Havaalanı’na inmek ve ardından bir buçuk saat kadar otobüs yolculuğu yapmak gerekiyor. Zaporijya Havaalanı oldukça eski. Kendinizi seksenli senelere dönmüş gibi hissedebilirsiniz. Dnipro’da bir havaalanı var; fakat şahsa ait olan bu havaalanına uçuş yapılmıyor Türkiye’den bir süredir. Nasıl bir imkanı var ise adamın, uluslararası havaalanı işletiyor. Bu gerçekten çok ilginç.

Sahildeki harika restoranlardan biri. Nehir buz tutmuş durumda.

Son dönemde gerilen ilişkiler sonucunda Rusya artık sevilmiyor demek doğru olacaktır. Şehrin önemli yerlerine verilen ve Dnipro ile özdeşleşen Karl Marx, Stalin, Lenin gibi caddeler, heykeller kaldırılmış yahut isimleri değiştirilmiş. Bir adım daha atılmış Rus izlerini silmek adına. Şehrin adında ufak bir değişiklik yapılmış ve Dnipropetrovsk kısaltılarak Dnipro ismi kullanılmaya başlanmış.

Ukrayna’nın belli bir bölümünde savaş var ne yazık ki. Rusya’nın çıkarları devreye girdiğinde Ukrayna’nın başına hep bir haller gelmiş / gelmekte. ABD ve Rusya çekişmesinde bir sahne Ukrayna. Turuncu Devrim, Kırım’ın ilhak edilişi, Donetsk civarındaki ayaklanma ve savaş Ukrayna’yı olumsuz etkilemekte. Şu bir gerçek ki küresel iblisler Ukrayna gibi ülkelerin yakasını bırakmıyor. Her neyse… Bu kötü tablodan Dnipro’nun etkilenmediğini belirtelim. Burada savaş mavaş yok. Gayet rahat, güvenli ve sakin bir yer Dnipro.

Dnipro'da.

Doğu Bloku ülkelerini filmlerden izleyen, merak eden biri olarak doğru bir rota seçtiğimi düşünmekteyim. Gecesiyle gündüzüyle farklı bir şehir Dnipro. Burada da bir nefes almak nasipmiş meğer.

Değişik bir gezi rotası arayanlar için Dnipro iyi bir seçim olacaktır. Doğu Bloku’nun tüm gizemi Dnipro’da ziyaretçileri bekliyor.

Üzerine tıklayarak dilediğiniz fotoğrafı büyütebilirsiniz.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Melek Kayıtları
Melek Kayıtları / Abdullah Harmancı

Öykü türüne en çok hizmet eden yazarların başında gelen Abdullah Harmancı, beşinci öykü kitabı Melek Kayıtları ile yeniden okurlarıyla buluştu. İz...

Kapat