nuManaGa.com

Mühendisim Ben!

  Mevsim yaz, Antalya’dayım. Samsun’a dönüş vakti gelmiş çatmış. Tur şirketinin serin mekanında elimdeki biletimi katlayıp şekiller vererek servis saatinin gelmesini bekliyorum. Bu esnada içerisi yavaş yavaş kalabalıklaşıyor. Bir bayan ve yakınları Tutku adlı firmadan bilet almak için geldiklerini söylüyorlar. Aynı dakika içinde bir başka kişi kapıdan içeri giriyor ve mekan sahibine selam vererek girişin solundaki yazıcıyı kullanmaya başlıyor.

  Nasıl olduysa bilet kestiren bayan ile yazıcıdan çıktı alan bey siyasi konular üzerine tartışmaya başlıyorlar. Göz göze gelmeden, işleri ile uğraşarak… Kişisel hiçbir şey söylenmiyor uzun bir süre. Gerilen ortam, bayanın nazikçe sorduğu sorulara beyefendinin cevap verememesi, kırmızılık olarak yansıyor yazıcıyı kullanan beyin yüzüne. Sinirden kıpkırmızı olan adam başlıyor saldırmaya. Şu söz tartışmanın bitmesine ve sözcüklerin dudaklara gelmeden hapsedilmesine neden oluyor: Mühendisim ben!

  Eskiden mühendis, ormancı olan büyük adam sayılırdı. Aslında adam olmayan bir sürü kişi mesleğin vermiş olduğu prestij ile adam yerine kondu. İşte bu bey de öyle. Mesleğinin verdiği prestij ile üste çıkmaya çalışıyor. Mühendis isen ne olmuş? Mühendis olan her şeyin doğrusunu mu biliyor? Çık sokağa bak! Herkes mühendis.

    “Ben mühendisim! Benden iyi mi bileceksiniz?” dedikten sonra kapıyı vurup çıktı beyefendi. Kendi kendini cezalandırdı. Bayan ise hiçbir şey söylemedi önceleri fakat beyefendinin aşağılayıcı bir tarzda “Mühendisim ben!” demesine içerlediği belliydi. İşlerini bitirip kapıya yönelirken bize dönüp: “Ben de emekli öğretmenim… Gençler doğrusunu bizler değil sizler bilirsiniz…” dediğinde nakavt olmuş bir boksör gibi oracıkta kalıverdim.

  Bu asil bayan gerektiği gibi tartışarak, yeri geldiğinde susarak kibirli bir insana verilebilecek en güzel cevabı verdi. Bir insanı mesleğinin prestijine göre değerlendirmek yanlışına düşmemek gerek. Her mühendis adam olacak diye bir şey yok. Madem mesleğe göre değerlendirme yapılıyor, en kutsal mesleğin öğretmenlik olduğunu bir kez daha hatırlayalım ve tartışmayı bilmiyorsak, tahammülümüz yoksa mesleklerin, sıfatların arkasına sığınarak çokbilmişlik yapmayalım.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , ,
  1. Nihan Özdemir diyor ki:

    Kişilerin kendilerinden önce sahip oldukları etiketlere sığınmalarını, küçük dünyalarını büyütebilmek için sosyal statülerine vurgu yapmalarını hep midem bulanarak izlemişimdir. Bu olay da bunun bir örneği, ne denilebilir ki!!!

  2. nuManaGa diyor ki:

    Evet insanı mesleğine göre değerlendirmiyoruz. “Kutsal meslek” derken de insanı değil mesleği değerlendiriyoruz. Öğretmenliğin değerini daha iyi ifade etmek için kullanılan bir söz.Yani meslekten bahsediyoruz.Ayrıca meslek ile değerlendirme yapanlaradır takıldığınız cümledeki laf. Tezat yok burada. Taraf derken? İki insanı da tanımam. Öğretmen olduğu için de bir tarafı destekleyecek değilim.Seviyeli bir tartışma varken “Mühendisim ben! İyi bilirim.” diyerek üste çıkmaya çalışmanın, karşıdakini aşağılamanın yanlışlığından bahsettim. Aynı şeyi bir öğretmen yapsa yine aynı şeyleri yazardım.

  3. merve gülse diyor ki:

    bu yazıyı biraz taraflı buldum ,azıcık da tezatlı…
    bir insanı mesleğine göre değerlendirmemek gerekiyorsa öğretmenlik en kutsal meslektir diyemeyiz

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Elektrikli Bisiklet Sorunu
Elektrikli Bisiklet Sorunu

  Caddenizde, sokağınızda sessiz sessiz yanınızdan geçen elektrikli bisikletleri görmüşsünüzdür. Ulaşım için sık tercih edilen araç konumuna yavaş yavaş geliyor...

Kapat