nuManaGa.com

Mahalle Mektebi

Edebiyat dergileri emek ve yürek ürünüdür. Emeksiz, yüreksiz dergi yoktur edebiyat dünyasında. Çünkü hiçbir dergi kolay çıkmaz. Elimize alıp sarı sayfalarda gözlerimizi gezdirirken farkına varmayız bir derginin bize ulaşana kadar hangi aşamalardan geçtiğini. Kısacası zordur dergicilik; fakat şu gerçek ki dünyanın en zevkli işlerinden biridir. Tutkudur, heyecandır, umuttur, dostluktur… Ve her sayfa ayrı bir duygudur.

Mahalle Mektebi, bahsettiğim duyguları yüreklere ulaştıran dergilerden biri. Konya’da yayın hayatına başlayan Mahalle Mektebi, yavaş yavaş diğer şehirlerimizdeki edebiyatseverler ile de buluşmakta.

Dergiciliğin yaman bir iş olduğu malum. Mahalle Mektebi’nin yükünü çekerek edebiyat dünyasına kazandıran isim Ulvi Kubilay Dündar’dır. Bir söyleşide şöyle diyor Dündar: “Dergi çıkarmak göğe merdiven dayamaktır.” Ne doğru bir söz… Ve Mahalle Mektebi’nin özellikle genç yazarlara bir ışık, bir okul olmak arzusunda olduğunu belirtiyor cümlelerinin devamında.

Mahalle Mektebi dergisi

  Derginin editörleri arasında Ulvi Kubilay Dündar’ın yanı sıra Abdullah Harmancı ve Vural Kaya da yer alıyor. Öyküler Abdullah Harmancı’ya, şiirler Vural Kaya’ya emanet. Her alanda uzman bir ismin eserleri değerlendirmesi ve eser sahiplerine cevaplar vermesi özellikle genç yazarlar / şairler için büyük şans.

Genç isimlere değer veren bu derginin sayfalarında tanıdık yüzler de var elbette. Necip Tosun, Abdullah Harmancı, Vural Kaya, Cihan Aktaş, Yılmaz Yılmaz, İsmail Özen, Köksal Alver, Cemal Şakar, İbrahim Demirci gibi önemli isimler yüreklerindekileri kalemleri aracılığıyla Mahalle Mektebi sayfalarında okurla buluşturmaktalar.

Samimi insanların işin içinde olması derginin kapağına, sayfalarına yansıyor ve dergiyi eline alan herkes bu samimiyetle kucaklanıyor. Karaman’da bulunduğum günlerde genç arkadaşlardan duyduğum şu cümle her şeyi özetliyor: “Diğer dergiler gibi soğuk yüzlü değil, sıcacık bir dergi Mahalle Mektebi.”

Bu derginin sayfalarında yer alan bir isim olarak birkaç özel cümle söylemek istiyorum. Benim öykü yayımladığım ilk dergidir Mahalle Mektebi. Gerçek bir “mektep” tir. Bana çok şey katmıştır. Ve her şeyden önce “güven” aşılamıştır. Kalem güven ile sulanmışsa, o kalemin ucunda birçok yaprak yeşerir. Mahalle Mektebi’nin, Abdullah Hoca’nın sayesinde bugün yeşil yapraklarla dolu bir defterim var.

“Mektep” te olmak ve “mektep” sayfalarındaki sıcaklığa dokunmak müthiş bir duygu. Her edebiyatsever bu duyguyu tatsın isterim.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Kuyucaklı Yusuf
Kuyucaklı Yusuf

“Sabahattin Ali öldürülmeseydi, nice güzel eserle kucaklayacaktı bizleri.” derim hep. Yine öyle dedim sessizce; Kuyucaklı Yusuf’u okurken. Birden dudaklarımdan döküldü...

Kapat