nuManaGa.com

Kutsal Meslek mi?

  Öğretmenlik kutsal meslek değil mi? Kime sorsak “evet” cevabını alırız. Zaten halkımız pek “hayır” demez. Bu kutsal mesleği yapmaya çalışan öğretmenlerimiz ne halde düşünen var mı? Aldığı üç kuruş ile yaşamaya çalışıyor bu kutsal mesleği yapanlar. Yetmiyor aşağılanıyorlar. 3 ay tatil yapıyorlarmış, haftada iki gün tatilleri varmış… Boş laflar edenler öğretmenlerimizin tatil günlerinde ek iş yaparak üç kuruş kazanma derdinde olduğunu unutuyorlar.

  Haber bültenlerinde veya gazetelerde sık sık görmekteyiz öğretmenlerimizin çektiği sıkıntıları. Kimileri görmemek için direniyor anlaşılan. Yer etmiş kimi mermer kafalarda özel ders ve tatil masalları. Evet özel ders ile çok gelir eden öğretmenler var fakat genellemeler hoş değil. Tüm öğretmenler özel ders ile para kırmıyor. Kimi branşı yeterince ilgi görmediğinden kimi ise özel derse karşı olduğundan bu işi yapmıyor. Tüm öğretmenleri itham etmek ne büyük gaflet… Her meslek grubunda işini hakkıyla yapmayan, yan yollara sapan insanlar olduğunu unutmayalım. Bu nedenle hakaret edenler hakaretlerini bireysel olarak sallasınlar.

  Son yıllarda öğretmenlerimizin çektiği sıkıntılar katlandı diyebiliriz. Sadece maddi değil manevi sorunların sayısı da oldukça fazla. Öğretmenlerimize saygı da kusur etmeyen bir millet iken artık öğretmenleri yeren, aşağılayan, ilk fırsatta öğretmenlerimize saldıran bir millet olduk. İnternet sayfalarında açılan birçok konu da bunun göstergesi. Bu konu üzerine yazdığım yazıyı buraya tıklayarak okuyabilirsiniz.

  Peki öğretmenlerimize verilen değer neden azaldı? Bu hususta kötü öğretmen diye tabir edebileceğimiz kişilerin rolü var elbet ama en büyük kabahatli devletimiz. Öğretmenini önemsemeyen, kollamayan, sözleşme kılıfları ile üç kuruşa mahkum eden, tasviye etmek için hata bekleyen devletimiz öğretmenlik mesleğinin değerini yitirmesinde başrol oynuyor diyebiliriz. Bu duruma “Amelelik yaparken ölen öğretmen.” başlıklı gazete haberini örnek olarak verebiliriz. 40 yaşındaki sözleşmeli öğretmen kimi densizlerin gözünü diktiği tatil günlerinde çalışmak zorunda olduğu için ağır yüklerin altında eziliyordu. Kalbi dayanmadı ve ne yazık ki hayata veda etti. Devlet öğretmenlerine hak ettiği değeri verse, önemsese bu tip haberler okur muyuz sizce?

  Saygı hususunda birkaç söz de velilerimize söylemek istiyorum. “Eti senin kemiği benim!” demek ne kadar yanlış ise her durumda öğretmenin karşısına dikilip “Benim çocuğuma bağırmışsın, bağıramazsın…” gibi cümleler kurmak da o kadar yanlış. Öğretmenleri okul koridorlarında tehdit eden birçok veli önce olayın nedenlerine baksın ve karşısındakinin bir öğretmen olduğunu unutmasın. Veliler öğretmenlere saygı göstermezler ise çocukları da saygı göstermez. İşte o zaman öğretmen ne kadar uğraşırsa uğraşsın çocuklara bir şey veremez.

  Devletimiz şefkatli kucağı yerine hep soğuk ve sert sırtını gösteriyor öğretmenlerimize. Bu çok kutsal meslek ne yazık ki günden güne kan kaybediyor. Veliler, öğrenciler, devlet… Para, mal, makam, hediye değil öğretmenlerimiz değer, saygı istiyor. Bunu öğretmenlerimize çok görmeyin.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , ,
  1. The Hocca diyor ki:

    Kutsal değerlerimizin teker teker hiçe sayıdığını düşünürsek, kutsal olarak görülen bir mesleğinde sıralamada yerini alması kaçımılmazdır. Yani kötü gösterme olayı sadece öğretmenlere yönelik değil tüm kutsal değerlerimize yönelik bir çalışmadır.

  2. nuManaGa diyor ki:

    İşini iyi yapmayan insanların olabileceğini söyledim. Derdim genelleme yapanlarla daha çok. Ayrıca kötü muameleyle hiçbir sorun çözülmez. Her şey daha da kötü olur.

  3. SonKralice diyor ki:

    ögretmenden ögretmene degisir bazi ögretmenler kötü muhammeleyide hak ediyorlar.

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Cem Karaca
Cem Karaca

Kimi sanatçılar vardır yaşarken hak ettikleri değeri görmezler. Halkımız sever onları ama pek belli etmez. Acı haberleri duyulduğunda, vefat ettiklerinde...

Kapat