nuManaGa.com

Knut Hamsun’u Sevmek

  Küçüklüğümden bu yana Norveç’i merak ederim ben. Sebebi ise Knut Hamsun’dur. Onun kitaplarında karşıma çıkan bu soğuk kuzey ülkesine karşı bir sıcaklık duymuşumdur hep. Halen bu sıcaklık ara ara yoklar beni. Kalkıp bir yol varayım diyorum; ama malum hayat engellerle dolu. Şartlar olgunlaştığında Oslo’ya doğru şöyle bir uzanacağım.

  Açlık romanıLise yıllarımda tanıştığım Knut Hamsun’u dünya çapında tanınır yapan eseri Açlık‘tır. Bu müthiş eser yazarın edebiyat dünyasında çok önemli bir yer edinmesini sağlamıştır. Yazarın adı söylenir söylenmez akla gelen Açlık, yazma arzusu vücudunun her noktasına işlemiş bir bireyin hayatla mücadelesini müthiş biçimde anlatır. Yazmak uğruna paltosunun düğmesini bile emanetçiye bırakır bu yazı aşığı adam. Yeri yurdu da yoktur, herhangi bir yerde kalmak için parası da. Sokaklarda yatar. Uzun zaman aç kalır. Yılmaz, yazmaya ve yazdıklarını yayımlatmak amacıyla didinmeye devam eder. Ayrıca bir Norveç portresi çıkarır yazar detayları ilmek ilmek işleyerek.

  Her okuyan başka bir şey bulur Açlık romanında. Kimi yazma tutkusunu, kimi fakirliği, kimi kimsesizliği… Bu hususta önemli öykücülerimizden Faik Baysal’ın, Elleri Sesinin Rengindeydi adlı kitabındaki öykülerinden birinde şöyle bir cümle kullandığını hatırlayalım: “Açlığı Knut Hamsun’un romanında okudum.” Üstat açlığa vurgu yapmış. Ben ise yazma tutkusunu buluyorum Açlık‘ta her okuduğumda.

 Pan romanı Knut Hamsun’un diğer önemli eseri ise Pan – Teğmen Thomas Glahn’ın Notlarından- adlı roman. Tutkulu ve biraz da saplantılı bir aşk öyküsü kucaklıyor okurları kitapta.Kuzeyli bir roman Pan. Kuzey ülkesinin endamlı ve coşkun coğrafyasıyla aşkı çevreleyen Hamsun’un cümlelerinde derin bir psikolojik alt yapı ve eşsiz bir tabiat övgüsü yer almakta. Açlık romanıyla efsaneleşen Knut Hamsun’un bu eseri de gölgelenmemeli diye düşünmekteyim.

   Knut Hamsun’un eserlerine olan alakamın en mühim sebebinin Behçet Necatigil olduğunu açıklamak isterim. Knut Hamsun’un birçok eserini dilimize kazandıran usta şair; çevirideki inceliğin, eseri okura sevdirmekteki en güçlü etken olduğunu kanıtlayan bir işçilik göstermiş. Hece hece titizlikle örülmüş her cümle. Türkçenin imkanlarını en iyi şekilde şiirlerinde kullanan Behçet Necatigil’in çevirideki imzası da gerçekten kuvvetli. Bir şairin, bir öykücünün yani edebiyat erbabının yaptığı çeviri daha tatlı oluyor. Bu konuda Tomris Uyar ve Cemal Süreya çevirisi olan Küçük Prens de akla ilk gelenlerden. Şairlerin tercümesindeki tadı anlatmaya bu iki örnek çok yakışıyor.

Knut Hamsun’u Behçet Necatigil çevirmeseydi bu kadar sever miydim bilemiyorum. Bildiğim Hamsun’a ve ondan dolayı Norveç’e karşı hissettiğim olumlu duygular. Siz de Knut Hamsun’u mutlaka tanıyın derim.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Tavsiye ettiğim eserler.
10 Öykü Kitabı Önerisi

Okumak, dünyadaki en faydalı eylemdir. Bu eylemi her daim önemseyen herkese selam olsun! Bu yazımızda naçizane on adet öykü kitabı...

Kapat