Bu sefer ki yazımda Erasmus hikayeme ara veriyorum. Tabi ilerleyen haftalarda devam etmek üzere…
Bazen hayatta öyle zamanlar gelir ki kendi nefesimizde boÄŸulacak gibi hissederiz kendimizi. Peki,hangi zamanlar? Üzüldüğümüz zamanlar olabilir mi? Birkaç örnek verelim… Çok iyi not beklediÄŸimiz bir dersten düşük not alınca,en yakın arkadaşımız bize yalan söylediÄŸinde ve bunu öğrendiÄŸimizde,sevdiÄŸimiz insandan sevilmediÄŸimizi duyduÄŸumuzda… Bir noktayı atlıyoruz üzüldüğümüz zamanlarda genelde,bize zor gelen bu anlardan daha zor anlar var hayatta… ÖrneÄŸin, bizi çok sevdiÄŸini bildiÄŸimiz insanları kaybetmek… İşte o zaman nefes almak bile zor gelir insana... Ama biz yinede kaybettiklerimize birkaç gün üzülür, diÄŸerlerine günlerce katlanmaya çalışırız hangi üzüntünün gerçek olduÄŸunu fark edememek, bizim düştüğümüz bir durum. İçinde olduÄŸumuz durumları o anki psikolojiyle deÄŸerlendirmek neredeyse imkansız olabiliyor. Hayatın içine giren bu yolda terazinin dengeleri çok farklı deÄŸil mi?
Hayatın içine karışınca çıkışta o kadar zorlaşıyor aslında. ”Hayatın içinden çıkış nasıl olur?” diyebilirsiniz. Çıkış aslında kaderin karşımıza çıkardığı yeni yollara açılış kapısıdır. GirdiÄŸimiz yolların doÄŸruluÄŸundan emin olamayız tabi… SeçtiÄŸimiz çıkıslarında aynı ÅŸekilde… Her çıkıs kapısı özgürlüğe açılmayabilir. Belki içine doÄŸru yol alınca daha çok üzülür mutsuz oluruz. Aslında böyle düşünürüz sanki ileride baÅŸka yollar yokmuÅŸ gibi…
Ama aslında hayat içinde bilemediÄŸimiz kadar farklı yollarla dolu. Bunu fark edebilmek için tek yapmamız gereken seçtiÄŸimiz yol boyunca durmamak… Çıkışa kadar…
Ben bile diyemem ki durmadım seçtiÄŸim yollarda… Hepimiz duruyoruz bir zaman seçtiÄŸimiz yolları kontrol etmek için… Ama kaderimizin yollarında kontrol edilen biziz diye düşünmüyoruz…
Ortaokul yıllarımda İngilizce öğretmenim kader için çok güzel bir yaklaşıma sahipti. Bu yazının çıkış noktası da O’nun bana söylediÄŸi ÅŸu cümledir: ”Parmaklarımızı kaderimizin yollarına benzetebiliriz. Bir yolu seçip sonuna geldiÄŸimizde oradaki kapıyı açalım. Åžimdi karşımızda diÄŸer elimizin parmakları var.Biz hangi yolu seçersek seçelim her yolun sonunda farklı yollar ve seçimler yapmak zorundayız. SeçtiÄŸimiz yolun doÄŸruluÄŸundan emin olamayız. Ama her seferinde seçim yapabiliriz.” demiÅŸti. Hayata dair oldukça doÄŸru bir yaklaşım olduÄŸunu düşünüyorum.
Hayatta istediÄŸimiz gibi bir role sahip olmadan önce hayatın içine doÄŸru seçtiÄŸimiz yolda ufak ve emin adımlarla yürümeli… Sonra da yolun sonunda bizi bekleyen çıkışa durmadan devam etmeliyiz… Ta ki doÄŸru yolu seçene kadar…
Hayatta üzüldüğünüz zamanların güldüklerinizden çok daha az,seçtiÄŸiniz yolların sonunun mutluluk olması temennisiyle…
Bu yazı dostum O. Berkay BeÅŸikçi’ye aittir.
"Hayatın İçinden…" adlı yazı 21 Åžubat 2010 tarihinde saat 04:37 sularında "nuManaGa'dan" kategorisinde yayınlanmıştır. Bugün 165 kere okunmuÅŸtur. Ayrıca
3 yorum yapılmıştır. Aşağıdaki formu kullanarak siz de yorum yapabilirsiniz.
O duraklamalar olmasa hayat çok daha bayat olurdu. Arada ders almamız gereken sınavlarda olmalı ki büyüyebilelim adımlarımızı atarken.
çok güzel bir yazı berkay
arada bir duraklasak da o durmalar sağlam adımın habercisi oluyor genelde..
Eline saÄŸlık yine güzel bir yazı.Sana katılıyorum.Bence de “Çıkışa kadar durmamak gerek.”