nuManaGa.com

Gün Eksilmesin Penceremden

Edebiyatımızın mühim şairlerinden biridir Cahit Sıtkı Tarancı. Şiirleriyle Türk edebiyatına damga vuran usta ismin öyküleri olduğunu biliyor muydunuz? Otuz Beş Yaş şiirini şu fani dünyaya armağan eden Tarancı’nın öykücü kimliğini pek az kişi bilir. Genç yaşta hayata veda eden Cahit Sıtkı’nın birbirinden güzel kırk üç öyküsünün bulunduğu kitabını tanıyalım: Gün Eksilmesin Penceremden.

Cahit Sıtkı denilince akla Otuz Beş Yaş şiiri gelir. “Yaş otuz beş yolun yarısı eder / Dante gibi ortasındayız ömrün…” dizelerinden haberdar olmayan yoktur. Tarancı’nın şair kimliğinin ön planda olduğuna itiraz edilemez; fakat büyük şairin öyküleri de gayet başarılı.

Can Yayınları kitapseverlere büyük bir hizmette bulunarak Cahit Sıtkı Tarancı’nın gazetelerde tefrika edilmiş yahut dergilerde yayımlanmış öykülerini bir araya getirmiş. (İstanbul: Can Y. 2006) Kırk üç öykünün bulunduğu eser, şairin ölümsüz dizelerinden birinden alıyor adını: Gün Eksilmesin Penceremden.

İki yüz otuz bir sayfadan meydana gelen Gün Eksilmesin Penceremden, Sadık Aslankara’nın “Cahit Sıtkı’nın Öyküleri, Öykücülüğü” adlı yazısıyla açılıyor. Tarancı’nın öykücülüğünün üzerinde durulan bu yazıdan sonra sırayı öyküler alıyor. Pencerelerden Korkan Adam ile başlayan öykü yolculuğu, Bir Adam adlı öyküyle son buluyor. Bu yolculuk öyle çabuk geçiyor ki, birden bire son sayfaya varıyor gözler. Bu husus, öykülerin kalitesine işaret eden özelliklerden sadece bir tanesi.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın mısralarında karanlıklar göze çarpar. Çünkü ölümün hüzünlü havası parça parça şiirlere dağılmıştır. Otuz Beş Yaş, Gün Eksilmesin Penceremden… Peki ya öyküler? Cahit Sıtkı’nın öykülerinde karanlıktan eser yok. Elbette hüzünlü, ölümlü öyküler var; fakat genel itibariyle yaşama sevinci ve muziplikler çevreliyor öyküleri. Pencereden Korkan Adam ile hüzünlü bir giriş yapılıyor; ardından ise hareketli ve eğlenceli Kolalı Yaka geliyor. Tramvaydaki Adamlar, Papatya, Randevu, Hayatını Yaşadığım Adam, Hayat Bu, Çirkin Kız, Azrail’in Vicdan Azabı… Öykülerde olumlu, kasvetsiz bir Cahit Sıtkı kalemi ile karşılaşıyoruz. Hüzünlü olanlar da bile bir mutluluk göze çarpıyor.

Tarancı’nın öykülerinde olumlu bir havanın bulunduğunu söylemiştik. Öykülerde olumluluğun yanı sıra güzeller güzeli İstanbul da kendisine yer buluyor. İstanbul’un insanları, sokakları, tramvayları, meyhaneleri, evleri, pansiyonları, bankaları süslüyor öyküleri. Buram buram İstanbul kokuyor yazarın cümleleri. Tarancı için “İstanbul öykücüsü” demek bu nedenle yanlış olmayacaktır.

Cahit Sıtkı Tarancı’nın karakter yaratmadaki başarısına da değinmek gerek. Kimi öykülerde karakterler çok ön planda değil, “ben anlatıcı” evrenini sunmakta. Papatya, Telefonda Bir Konuşma gibi. Bazı öyküler ise karakterler açısından oldukça önemli. Cahit Sıtkı öykülerindeki birkaç derin karaktere değinelim. Pencerelerden Korkan Adam öyküsündeki Hilmi Çekingen, çocukluğunda hazin bir olay yaşamıştır ve ölümü hatırlattığı için pencerelerden uzak durmaktadır. Pencerelerden Korkan Adam yazarın “içe” eğildiği öykülerden biridir. Korkuların hayata kattıklarını gösteriyor bu öyküde Cahit Sıtkı. Ayrıca bu öykü kitaba adını veren Tarancı şiirlerinden “Gün Eksilmesin Penceremden” i de anımsatıyor. Şiirdeki gibi öyküde de “pencere” yaşam olarak beliriyor.

Vicdan Ablanın Kedileri öyküsünde de boyutlu bir karakter karşımıza çıkmakta. Bir besleme olarak geldiği evde herkesin takdirini kazanan, sevilen biri olan Vicdan’ın hikâyesi evin küçük çocuğunun gözünden sunuluyor. Evdekilere hizmet etmenin yanında bu küçük çocukla da alakadar olan Vicdan’ın “küçükbey” ile birlikte ablalık ve çocukluk duygularını tattığı söylenebilir. Ayrıca kedilerle de iyi anlaşması, Vicdan’ın herkes ve her şeyle olumlu bir ilişki kurabildiğinin göstergesi.

Gün Eksilmesin Penceremden’deki öykülerde, Cahit Sıtkı’nın genel olarak “birinci tekil anlatıcı” dan faydalandığını görmekteyiz. Geçmişin geniş yer tuttuğu öyküler yer yer şiirsel üslupla örülüyor. “Tütün tarlası saç”, “Sesine yerleşen gözyaşı”, “Bir insan yüzünde akşamın ne demek olduğunu gördüm.” gibi ifadeler vasıtasıyla Cahit Sıtkı’nın öykülerine karışan şiirsel parçaları örneklendirebiliriz.

Evet, o enfes mısraların yaratıcısı, müthiş bir şair; fakat aynı zamanda başarılı öyküler kaleme almış bir yazar. Gün Eksilmesin Penceremden adlı bu eser Cahit Sıtkı’nın fazla bilinmeyen öykücü tarafını göstermesi bakımından önemli. Tarancı’nın bu yönünün de bilinmesi, görülmesi; öykülerinin gönüllerde yer bulması gerek.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Yönetmek
Yönetmek

  Dersimiz siyaset! Açın gözünüzü, kulağınızı ve beni iyi dinleyin. Bir ülkeyi yönetmek için ne yapmak gerekir? İşte bu konu...

Kapat