nuManaGa.com

Dünyanın En Güzel Hikayeleri Antolojisi

Şu sayfayı uzun süredir ihmal etmekteyim. Neden mi? Çünkü ben gezip, görüp, okuyup konularımı oluşturuyorum. Epey zamandır yeterince okuyamadım, gezemedim. Bu durum içimi burkmuyor dersem yalan olur. Hayatın ne getireceği belli olmadığından bir standart yakalamak kolay olmuyor ne yazık ki. Neyse… Yine döndük yazıya. Yazmak güzel şey hakikaten. Yazmayınca daha iyi anlıyor insan.

Evet okuyamadım yeterince; ama tamamen boşladım da denilemez. Yoğunluk sebebiyle seyrekleşmişti kitap kokusunu ciğerlerime doldurduğum vakitler. Bu az zamanda günde bir öykü okumaya çalıştım. Farklı coğrafyaların öyküleri ile kucaklaştım her gün. Bunu “Dünyanın En Güzel Hikayeleri Antolojisi” adlı esere borçluyum.

Dünyanın En Güzel Hikayeleri Antolojisi, benimle yaşıt. Seksen sekiz yılının yaz günü aynı ayda dünyaya gözlerimizi açmışız her ikimizde. Annemden bana yadigar kalan kitaplardan biri olan bu antoloji, gazetelerin gerçek kitapları okurla buluşturduğu zamanların yaşandığını hatırlatmakta. Sahi, eskiden gazeteler müthiş eserleri halkımızla buluşturuyormuş. Dedemden yahut annemden kalan kitapların birçoğunda gazetelerin isimleri ile göz göze gelmekteyim. Vay be! Şimdilerde çocuklara boya kalemi, KPSS setleri gibi boş şeyler dağıtmakta gazeteler…

Sadede gelelim değil mi? Efendim, Dünyanın En Güzel Hikayeleri Antolojisi’nde farklı milletlerin önemli öykücülerinden eserler yer almakta. Kimler yok ki: Edgar Allan Poe, Erskina Caldwell, John Steinbeck, Ernest Hemingway, Jack London, Stefan Zweig, J. Paul Sartre, Franz Kafka… Ve daha birçok tanınmış öykücü yer bulmuş eserin sayfalarında. Bu isimlere Türk okuyucusu yabancı sayılmaz. Haliyle ben de bu isimlere ve yazdıklarına aşinayım. Bu eserin benim için farklı olmasının sebebi Bulgaristan, Yugoslavya, İrlanda, Küba, Macaristan gibi ülkelerin damarlarından akan öykülerle tanışmama vesile olmasıdır. Yordan Yovkov, İvan Vyskocil, Ana Maria Simo, Halldor Lainess gibi isimlerin cümleleriyle ilk defa karşılaştı gözlerim. Çok da güzel oldu. Farklı iklimlere kısa gezintiler yaptım sayelerinde.

Dünyanın En Güzel Hikayeleri Antolojisi’ndeki eserleri okurken dikkatimi çeken ve çok önemli bulduğum bir hususa da değinmek istiyorum. Malumunuz çeviri zor bir iştir. Her dil bilen çeviri yapamaz. Çünkü sadece kelimeleri tercüme etmek yeterli değildir. Üzerinde çalışılan eserin sahibini anlamak ve edebiyatı iyi bilmek gerekir. Bu eserdeki çevirilerin çok başarılı olduğunu belirtmeliyim. Çevirilerin başarılı olmasını sağlayan en önemli etken edebiyatı bilen isimlerin öyküleri dilimize aktarmasıdır. Peki kimler çevirmiş öyküleri? Birkaç ismi zikredelim: Tomris Uyar, Ülkü Tamer, Adalet Cimcoz, Hilmi Yavuz, Yaşar Nabi, Tahsin Yücel…

Her gün bir öykü okumak, dünyayı tanımak, farklı coğrafyalarda nefeslenmek, kültürlerarası keyifli seyahatler yapmak tarifsiz bir heyecan. Okumalı. Çünkü bunu yalnızca okuyan anlar.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
  1. nuManaGa diyor ki:

    Güzel sözlerin için teşekkür ederim Metin’im. Sen sağ olasın.

  2. metin diyor ki:

    Agam sağolasın böyle bilmediğimiz kitapları veya okunmaya değer hikayeleri kitapları bizimle paylaştığın için. Bilirsin ben okumayı pek sevmezdim şimdi vakit buldukça okurum bunda en çok katkısı olanlardan birisin. Niye diye soracak olursan ben tarihi severim bilirsin ve kitap okumayı da sevmezdim iş böyle olunca nerden seveceğim bir kitap bulabilirdim ki bu yüzden hiç işim olmazdı ama burada senin tanıttığın “Yeniçeri” kitabını almıştım merak edip şimdi Hakan Kağan ve Okay Tiryakioğlu’nun bütün kitapları var kitaplığımda vs başka kitaplar da. Tanıtmaya devam agam sayende bilgi sahibi oluyoruz.. Bunca lüzumsuz sitenin olduğu internet aleminin gülü gülü numanaga.com :)

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Vezir Hanı / Kayseri
Vezir Hanı / Kayseri

Zamanın durduğu mekanlar vardır. Adımınızı attığınızda gözleriniz geçmişle kaynaşıverir bir anda. Baktığınız her köşede geçmişin gölgelerinin iğnelendiği yakalar görürsünüz. Kayseri'nin...

Kapat