Bir başkadır benim memleketim. Doğruyu yanlış yapmaya bayılır. Hele mesele dil olunca yanlışların sayısı oldukça fazla. Egsoz der, tasviye değil tavsiye der, eşofman demez ille de eşortman da ısrar eder… Doğrusu nedir bir bakayım diye vakit ayırmak bir kenara dursun hatasını söylediğinizde de kızar size yurdumun güzel insanları. Sadece insanımız değil devletimiz de yanlışlıkları sürdürmekte kararlı. Hatasını söylesek, doğrusu bu, gelin yanlıştan dönelim desek acaba devlet baba da bize kızar mı? Devamını Oku ->
Türkçe’ye çok önem verirdi Mustafa Kemal Atatürk. Dilini kaybeden ülkelerin benliklerini de kaybedeceğine sık sık değinirdi. Dilimizin önemli olduğunu ve gelecek nesillere bozulmadan aktarılması gerektiğini savunurdu. Türk dilinin gelişmesine, yaşamasına ve yabancı dillerin etkisinin azaltılmasına yardımcı olmak için sadece hocaları, aydınları teşvik etmekle kalmaz kendisi de sahaya inerdi, çalışırdı. Kurultaylar düzenlenmesini isterdi ve bu kurultaylarda saatlerce yabancı kelimelere Türkçe karşılık bulunması için uğraştığı olurdu. O dilimizin hak ettiği yerlere gelmesi için büyük uğraşlar vermiştir. Devamını Oku ->
Son yıllarda ülkemizde artan stadyum ve spor salonu sayılarından haberiniz vardır. Hükümet çalışıyor, helal olsun falan demeyeceğim. Çalışmadığını biliyoruz.
Gün geçmesin yeni bir spor salonu veya stat yapılıyor ya da yapılmaya başlanacağı haberleri çıkıyor. Bunlar güzel haberler. Spora önem verilmesi sevindirici… Fakat verilen veya verilmesi düşünülen isimleri duyunca gerçekten sinirlerim bozuluyor. Eskiden şehirlerin, önemli şahsiyetlerin ya da yaptıranların isimlerini alan stadyum ve salonlara son zamanlarda sonlarına “arena” getirilen isimler verilmekte. Devamını Oku ->
Güzel dilimizdeki bazı sözcükler yanlış telaffuz edilmekte veya yazılmakta. Hatta kimi zaman yanlış anlamda kullanılmakta. Bu yanlışlıklar ve yanlış kullananlar o kadar arttı ki artık yanlış kullanımları doğru kabul edenler bile var. Dildeki bütünlüğü, inceliği ve kuralları bozan bu yanlış kullanımlar biraz da kolaycılıktan kaynaklanıyor. Yıllardır “yanlız değil “yalnız” diye söyleyip durduk ama hala “yanlız” şeklinde yazan ve telaffuz eden bireyler mevcut. Hem de sayıları oldukça çok ve eğitim ile alakası olmadığı da açık. Üniversite mezunu bir bireyin de bunun gibi basit hataları yaptığını görmekteyiz. Devamını Oku ->
Ülkemizde sürekli dilimizin yozlaşması, yabancı kelimelerin dilimizi istila etmesi gibi konular tartışılır. Bu tartışmalar bazen öyle basit ve seviyesiz olur ki dilimizin zayıf olduğunu söyleyen boş kafaların boş kelamları da duyulur. İnsanların zayıflığını ve basitliğini dilimize mal etmek yanlış. İnsanlarımızın milli, ahlaki duyguları zayıf oldukça tabi ki dilimiz tehlikelere maruz kalacak.
Dilimizin ne kadar güçlü olduğunu, sadece kelime almadığını aksine daha çok kelime verdiğini ve birçok dili etkilediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Yapılan araştırmalar bunu açıkça göstermekte. Devamını Oku ->
Günümüzde Türkçemiz hak ettiği değeri görmüyor. Yabancı dillerin etkisiyle özenti kelimeleri kullanan gençliğimizin “Ayshe”, “Qaqan”, “ok”,”yha” vb. saçmalıkları canımızı sıkmakta son zamanlarda. Eğitim ile aşılır diyoruz ama üniversitede okuyan hanım ablaları da görmekteyiz. Bu ve bunun gibi birçok sorunu bilmekteyiz ve bilerek ses çıkarmamaktayız ya da aynı şeyleri bizler de yapmaktayız. En azından bunların yanlış olduğunu biliyoruz her ne kadar bile bile kullansak da. Diğer bir sorun da doğru bildiğimizi zannederek yaptığımız hatalar. Televizyonu her açışımda “MH(a)P”,CH(a)P” gibi kullanımları duyarak çileden çıkmaktayım. Türkçe gibi ince bir dili “ha”,”hu” yaparak nasıl bir hale getiriyorlar inanın anlayamıyorum. Devamını Oku ->
Bir süre önce yaptığım bir sunum için hazırlamıştım bu bilgileri. Sizlerle paylaşmak istedim. Umarım yararlı olur.
Bu yazımda mektup türlerinden başlıkta gördüğünüz ikisini ve de bu iki türe ait örnekleri bulabilirsiniz. Mektup örnekleri Prof.Dr. Şerif Aktaş ve Doç.Dr. Osman Gündüz’ün hazırladığı “Yazılı ve Sözlü Anlatım” adlı kitaptan alınmıştır. Aklınıza takılan bir şey olursa lütfen yorum yazarak belirtin. Devamını Oku ->
Mektup, uzakta bulunan herhangi bir dosta, yakına veya kamu kuruluşlarına gönderilen ya da kamu kuruluşları arasında haberleşmeyi sağlayan bir yazı türüdür.
Mektup yazarken dikkat edilmesi gerekenler:
Mektup yazarken kullanacağımız kağıt ve zarf temiz olmalıdır.
Mektuptaki hitap,göndereceğimiz kişi ya da kurum göz önünde bulundurularak seçilmelidir: “Canım Annem”,”Sayın Murat Bey” vb. Devamını Oku ->