nuManaGa.com

Knut Hamsun’u Sevmek

  Küçüklüğümden bu yana Norveç’i merak ederim ben. Sebebi ise Knut Hamsun’dur. Onun kitaplarında karşıma çıkan bu soğuk kuzey ülkesine karşı bir sıcaklık duymuşumdur hep. Halen bu sıcaklık ara ara yoklar beni. Kalkıp bir yol varayım diyorum; ama malum hayat engellerle dolu. Şartlar olgunlaştığında Oslo’ya doğru şöyle bir uzanacağım. (Devamını Oku)

Zeytinburnu Öykü Festivali

Türlü festivallerin yapıldığı ülkemizde bence en faydalı ve önemlisi Zeytinburnu Belediyesi’nin düzenlediği 1.Öykü Festivali’dir. “Asıl hikaye şimdi başlıyor!” sloganı ile yola çıkan ve tüm öykücüleri kucaklayan festivalin birincisi 16 – 20 Şubar tarihlerinde gerçekleşti. (Devamını Oku)

Bir Eleştirmen Olarak Semih Gümüş

Semih Gümüş, 1956 yılında Ankara’da dünyaya gelmiştir. Ortaöğrenimini Ankara Fen Lisesi ve Gazi Lisesi’nde, yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamlamıştır. 1978 yılından bu yana çeşitli yayın organlarında yazı işleri yöneticiliği yapan Gümüş, ilk yazısını 1981 yılında Yazko dergisinde yayımlamıştır. 1981–1985 yıllarında Yarın dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapmıştır. 1995–2005 yıllarında Adam Öykü dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlenen Semih Gümüş, 2006 yılında Notosöykü dergisini çıkarmaya başlamıştır. (Devamını Oku)

Edepli Edebiyat

Edepli Edebiyat  Öykü yahut şiir yazanlar bilirler edebiyat dergilerinde yer almanın güzelliğini, mutluluğunu… Müthiş bir duygudur edebiyat dergilerinde boy göstermek, insanlara ulaşmak, okunduğunu bilmek… Yüzlerce edebiyat dergisinin yayın hayatına devam ettiği ülkemizde bu müthiş duygunun kimi zaman darbeler almasına neden olanlar var. Yazılan her hecenin kıymetli olduğunu unutup kalem sahibini acımasızca yerenlerdir bunlar. (Devamını Oku)

Öyküde Ne Ararım?

Öyküde Ne Ararım?  Öykü bir yaşam biçimidir. Yazıyorsan, okuyorsan her dakikanda öykü var demektir. Okurum, yazarım. Hayatımın her anına öyküyü koyarım ve hayat ararım öyküde, insan ararım. Fikir de ararım elbette; ama fikrini hayatla harmanlamayanların cümleleri kuru ve ışıksız gelir bana. Çünkü bu cümlelerde sarı güneş ışıkları, mavi deniz, ılık bir bahar günü, parlak tüylü bir turna kuşu, bir annenin aydınlık gölgesi yoktur. (Devamını Oku)

Türk Romanında Postmodernist Açılımlar

Türk Romanında Postmodern Açılımlar  Yıldız Ecevit’in romanımızdaki postmodern izleri anlattığı kitabı, 2001 yılında İletişim Yayınları’ndan çıkmıştır. İki bölüm ve yedi ana başlıktan oluşan eserde, postmodern romanın özellikleri, metin çözümlemeleriyle birlikte sunulmaktadır. Eserde, Oğuz Atay’ın Tehlikeli Oyunlar’ı, Orhan Pamuk’un Benim Adım Kırmızı’sı, Hasan Ali Topbaş’ın Bin Hüzünlü Haz’ı ve Metin Kaçan’ın Fındık Sekiz’i incelenmektedir. (Devamını Oku)

Muzaffer Hacıhasanoğlu Öyküleri

Muzaffer Hacıhasanoğlu Öyküleri  Edebiyatımız o kadar büyük bir deniz ki… Şiirde, romanda, öyküde, denemede; her türde çok kaliteli isimler yüzdü, yüzüyor, yüzecek bu denizde. “Yüzenler” den bugüne kalan eserleri vasıtasıyla saygıyla bahsediyoruz. Çünkü eserleriyle ölümsüzleşen ve okurların yüreklerinde yaşayan sanatçılarımız her daim konuklarımız olmaktalar. Anmak, unutmamak önemli; fakat unuttuklarımız olduğu da bir gerçek. (Devamını Oku)

İnce ve Derin

İnce ve Derin  Edebiyatımızın geçmişinde sadece aşık olan, ayrılıklarla boğuşan sanatçılar yok. Nükteli, ince mizah anlayışlarıyla ve hicivleriyle ünlü isimler de var. İsim isim saymayacağım. Listemiz uzun… Ben bir şairin başından geçtiği söylenen bir olayı paylaşmak arzusundayım. Şairimizin adı Haşmet. Kendisi divan şairlerimizden. Şair Haşmet farklı ve esprili bir adam. Herkesin merak ettiği bir defteri var esprili şairin… (Devamını Oku)