Öncelikle “O.O. nedir?” diyenlerin kafalarındaki soru işaretlerini giderelim. O.O “Okuyorum Oynuyorum” adlı projenin kısa yazılışıdır. Daha önceki yazılarımda da belirttiğim üzere “Okuyorum Oynuyorum” projesinde gazeteler çok önemli. Bu doğrultuda eğitim verdiğimiz şehirlerde eğitime katılan arkadaşlarımızla birlikte gazeteler yapıyoruz ve arkadaşlarımızdan eğitimde yaptığımız gibi çocuklarımızla farklı gazeteler yapmalarını istiyoruz. Devamını Oku
Kitaplarla oyunların iç içe olduğu, çocuklarımıza okuma kültürünü kazandırmayı ve okumayı sevdirmeyi hedefleyen mükemmel proje “Okuyorum Oynuyorum” eğitimi için bu kez Denizli’deydim. Sevindik Öğrenim Birimi’nde iki gün süren eğitime katılan arkadaşlarla birlikte birbirinden güzel işler ortaya çıkardık. Oyunlar oynadık, muhteşem gazeteler hazırladık, okuma ve etkinlik denemeleri yaptık, bol bol fotoğraf çektirdik… Devamını Oku
Çocuklarımızı en iyi şekilde eğitmeyi, geleceğe hazırlamayı amaçlayan ve bu uğurda her geçen gün daha fazla çalışan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı sadece ülkemizde değil, yurt dışında da adından söz ettiriyor. 2010 yılında ALMA yani Astrid Lindgren Anma Ödülü’ne aday gösterilmesi Türkiye Eğitim Gönüllleri Vakfı’nın yaptığı çalışmaların ne kadar kaliteli, yararlı olduğunu ve yurt dışında da beğeni ile takip edildiğini açıkça gösteriyor. Devamını Oku
“Çok yoruldum. Birkaç hafta eğitim vermeyeceğim.” diye kendi kendime söylenirken telefon çalıverdi. Arayan Buğra. “Eskişehir’de eğitim var, beraber gidelim mi?” dedi. Ne diyeceğimi bilemedim önce. Biraz konuştuktan sonra kabul ettim. Yorgun, bitkin ve gönülsüz bir şekilde düştüm Eskişehir yollarına. Güzel, modern, rahat bir şehir olan Eskişehir’e vardığımda biraz açılır gibi oldum ve ertesi gün eğitime başladığımızda yorgunluktan eser kalmadı. Devamını Oku
Uzun süredir eğitimler ile ilgili yazı yazamadım. Artık vakti geldi. Afyon ile başlayalım. Okuyorum Oynuyorum adlı projenin eğitimi için bu kez Afyon’daydım. Ege’nin bu şirin şehrinde çok keyifli iki gün geçirdim. Ufak tefek sıkıntılar oldu ama bu sıkıntılar keyfimizi bozacak, mutsuz edecek sorunlar değildi. Kendi adıma çok güzel iki gün geçirdiğimi, eğitimden keyif aldığımı ve çok eğlendiğimi söyleyebilirim. Şimdi bu iki gün neler yaptığımıza kısaca değinelim. Devamını Oku
Eğitim dönemi başladı. Şehir şehir gezip eğitim verme vakti. İlk durak Uşak. Denizli’ye iki buçuk saatlik bir mesafede bulunan bu şirin şehri ilk kez ziyaret etme şansı buldum ve gerçekten beğendim. Küçük ve sevimli bir yer Uşak. Özellikle en merkezi caddenin trafiğe kapatılarak halkın rahat gezmesi için ortam yaratılması çok iyi olmuş. Ege’deki birçok şehirde buna ihtiyaç var. Eğitimden bahsedecek olursak oldukça keyifli ve eğlenceli iki gün geçirdiğimi söyleyebilirim. Devamını Oku
Geç kalan bir yazı… Her şeye vakit bulan ben nedense yazı yazmaya vakit bulamadım. Neyse bu konuyu geçelim ve at çiftliğinde geçirdiğimiz güzel günü yad edelim. Aynı gün ALES olması nedeniyle geç katıldım arkadaşlarımızın arasına. At çiftliğinin uzak olması da eklenince epey ilerledi saat. Ancak öğleden sonra ulaşabildim çiftliğe. Sabah on gibi orada olmak, kahvaltıya katılıp daha çok ata binmek vardı… Olsun kısa sürse bile arkadaşlarla birlikte olmak paha biçilemez. Devamını Oku
Birbirinden güzel resimler, baskı ve ebru çalışmaları… Çocuklarımızın hayallerini yansıttıkları şahane eserler… Ürettikleri Picasso’nun eserlerinden daha kıymetli olan çocuklarımız harika işler çıkartmışlar. Hayran kalmamak elde değil. Küçücük parmakları ne de maharetli çocuklarımızın… Keşfetmenin, önemsemenin, ilgilenmenin ve desteklemenin önemini bu sergi ile birlikte bir kez daha anladım. Nice yeteneklerin kaybolup gittiği ülkemizde keşke “Düşler Atölyesi” gibi birkaç program olsa, çocuklar sadece matematik değil de güzel resim yaptıklarında da desteklense ve başarılı oldukları düşünülse ne güzel olur. Hayalleri ve yetenekleri törpülenmeyen bireyler ülkesine daha yararlı olacaktır elbet. Yönergeler sözde kalmasa ve yeteneklere değer verilse keşke… Devamını Oku
TEGV ailesinin bir üyesi olan bendeniz, bir süre önce eğitmenlik eğitimi için İstanbul’daydım. Okuyorum Oynuyorum isimli proje üzerine alacağım eğitim ile artık eğitmen olacak ve de gönüllü arkadaşlarımıza yardımcı olabilecektim. Bu uğurda düştüm İstanbul yollarına… 2 gün süren eğitimi başarıyla tamamladım ve eğitmen olmaya hak kazandım. Güzel bir ortamda birbirinden değerli insanları tanımak işin en keyifli yanıydı. Ve tabi ki İstanbul… İstiklal, Beyoğlu, Üsküdar, Kadıköy, Moda… Geceleri mekanların, gündüzleri de manzaranın tadını çıkarmanın verdiği keyfi de unutmamak gerek.
Devamını Oku
Şu sıralar hüznü ve sevinci birlikte yaşıyorum. Hüznüm ayrılıktan… Sevincim ise böyle güzel insanları tanımış olmaktan… Mezun olan arkadaşlarımızı son kez görmek ve vedalaşmak için toplandık 3 Haziran akşamı. Caner, Özge, Mustafa Can, Özlem, Dilara, Esra mezun olan arkadaşlarımız. Mustafa da kepi attı. İnşallah yaz sonu düşecek.
Saat sekiz gibi buluşacağımız mekana ulaştık. Duygu ve ben mekana girdiğimizde Eylem ile Caner çoktan başlamıştı sohbete. Biz de katıldık. Devamını Oku