Binlerce insanımızın kanına giren bir katilin itibar görmesi ne kadar acı. El üstünde tutanlar, paşa yapmak isteyenler derken yeni alınan karar ile ortalık duman oldu. Milliyet’in internet sayfasında yer alan habere göre; Yargıtay Abdullah Öcalan vatansızına “sayın” diye hitap edenlere ceza verilmesi yönündeki içtihatını değiştirdi. Yani Abdullah Öcalan’a “sayın” diyenler artık rahat edecek. Ceza falan yok! Devamını Oku
Gündemin karışık olması halkımızın işine oldum olası yaramıyor. Medya bir olaya kilitlendiğinde hep zam yani “güncelleme” yapılıyor. Güncellenen her zaman benzin yahut vekil maaşları oluyor. Bir kere de işçinin, memurun, emeklinin maaşına zam yapalım diyen olmadı. Halka kaşığın ucuyla verirken bile kılı kırk yarıyor vekillerimiz. Mesele kendi maaşları olunca nedense birlik ve beraberlik örneği segiliyorlar. Devamını Oku
Bir devletin bir başka ülkedeki en yetkili ismine büyükelçi denir. Türk Dil Kurumu sözlüğünde böyle diyor. Başka bir ülkede kendi ülkeni temsil etmek gerçekten zor iş. Siyasetin açtığı yaraların, gerdiği ikili ilişkilerin ortasında işini yapmak güç. Hele ülkeni suçlayan bir ülkedeysen sıkıntı daha da fazla. Ülkene hakaretler, suçlamalar savuran bir ülkenin bürokratları ile görüşürken kendine hakim olmak müthiş maharet istiyor. Devamını Oku
Fransa saçma sapan bir iddiayı kanunlaştırarak Türkiye’yi zan altında bırakmaya çalışıyor. Bizim alnımız açık! Öyle olmasa arşivleri açalım demeyiz. Zerre kadar korkumuz yok! Atalarımız Ermenilere, Fransızlara benzemez; katliam yapmaz! 1915 yılında yaşananlar döneme göre değerlendirilirse gayet haklı sebepler vardır. Ermenilerden özür dileyen Ermeniler, Fransa’nın basiretsiz hareketlerini de onaylayacaktır. Buyursunlar! Devamını Oku
Zor değişir bizim mantığımız. Birileri canımızı yakmadan ne önlem alırız ne de atak yaparız. Bakın Cezayir’de soykırım yapan Fransa’ya; nasıl da pervasızca atıp tutuyor. Yasa teklifi veriyor, Ermenilerin gazıyla koşuşturuyor, güzel ülkemi suçlamak basiretsizliğine düşüyor… Sarkozy seçim için bunları yapıyor olabilir fakat mesele bizim ne yaptığımız. Ne yapıyoruz? Hala “Yasa geçerse ona göre davranırız.” diyoruz! Devamını Oku
Vekillerimizin makam araçları mükemmel. Hepsi son model, gıcır gıcır, zırhlı, bilmem kaç beygir, renkli camlı… Bu mükemmel araçlara sadece vekillerimiz binmiyor. “Nasıl yani?” demeyin. Haberleri izlerseniz makam araçları ile terörist taşıyan vekiller olduğunu görürsünüz. Bizim paralarımızla alınan makam araçları neler için kullanılıyor? Dokunulmazlık zırhı da giyilince her şey daha kolay oluyor. Vay halimize vay! Devamını Oku
Sevgili Taraf. Son zamanlarda saçmalıkta sınır tanımıyorsun. Kurduğun cümleler ile halkın duygularını zedelemeye çalışıyorsun. Yayın mantığını anlamak güç. Durmadan bir bomba patlatma gayretindesin. Bombaları kimlerin verdiği ise meçhul. Kaynağın, amacın, arzun nedir? Okunmuyorsun! Kendini elit ve farklı zanneden birkaç kişi alıyor diye büyük gazete yaftası yemen şaşırtıcı. Nereden, ne zaman çıktın? Açıklar mısın? Devamını Oku
Problemleri çözmek için taviz vermek gerekmez. Problemleri ortadan kaldırmak için anlaşmak gerekir. Biz hep aynı hatayı yapıp taviz verme yanlışına düşüyoruz. Konumuz sıfır sorun. Komşularımızla sıfır sorun diyerek yola çıktık fakat sorunlar daha çok büyüyor. Ermenistan’a tavizler vererek sorunu çözmeye çalışıyorduk ki tutmadı! Suriye, İran zaten kankamız diyerek kendimizi avutuyorduk ama onlarla da arayı açtık. Devamını Oku
Ödemelerin son günü gelmişse bankalar tıklım tıklımdır. İğne atsanız yere düşmez. Böyle bir günde bankadayım. Bankanın müşterisi olduğumdan sıranın bana çabuk geleceği düşüncesindeyim. Aldım sıramı oturdum ve kafamı kaldırıp önümde 34 kişinin olduğunu gördüm. İyi ki bankanın müşterisiyim. Yoksa 1134 kişiyi beklerdim herhalde. Bankadaki kuyrukların sevindiren, kızdıran yanları vardır. Devamını Oku
İnsanımıza yalan haber pazarlayanlara küfürler saydırasım var bu aralar. O kadar pervasızca sıralanıyor ki yalanlar; itirazım var! Acıyorum ucuz bültenlerin haberlerini izleyenlere, dinleyenlere, okuyanlara. Yalanları okuyup sonradan ahkam kesenler yok mu; keseceksin lafını hemen! Uzattırmayacaksın. İlk cümleden belli oluyor söylediklerinin kaynağı. Haydi bakalım! Konumuz Suriye. Sallayın, uydurun, unutturun, uyuşturun… Devamını Oku