Bu iki kavramı günümüz haberlerinde sık sık duymaktayız değil mi? Tecavüz olayları ve sapkınlıklar ne yazık ki günden güne artıyor. Bu üzücü durum karşısında elimiz, kolumuz bağlı oturuyoruz. Daha da vahim olan bunca yaşanana rağmen mağdur olan kızlarımızı korumak için hala pek bir şey yapılmıyor ve bu husus pek önemsenmiyor. Hatta suçu alenen ortada olan sapıkları kurtarmak için psikoloji bilimi ayağa düşürülüyor. Suçluyu serbest bırakarak acısına acı ekleniyor mağdur kızlarımızın. Yazık değil mi? Devamını Oku ->
Çin’in yıllardır abluka altında tuttuğu, sokaklarda insanlarını döverek öldürdüğü Doğu Türkistan’ın çığlıklarını duyan var mı? Türk ve Müslüman binlerce kişi katledilirken herhangi bir ülkeden açıklama yahut bir kınama var mı? AB parasının, ABD petrolün, doğal kaynakların, Rusya silahlarının derdinde. Türkiye’nin ise derdi daha büyük. Varsa yoksa referandumlar, seçimler, açılımlar, sıçılımlar… Mavi Marmara’yı da unutmayalım. Türk ve Müslüman insanlar soykırıma uğrarken neden hiçbir şey olmuyormuş gibi davranıyoruz? Devamını Oku ->
Son günlerde caddenizde, sokağınızda sessiz sessiz yanınızdan geçen elektrikli bisikletleri görmüşsünüzdür. Ulaşım için sık tercih edilen araç konumuna yavaş yavaş geliyor şarjlı bisikletler. Pratik, kullanışlı olması oldukça güzel fakat büyük bir sorun var: Küçücük çocukların bu bisikletlere binip gezmesi. Trafik hakkında öğrenecekleri çok şey olan çocuklar en işlek yerlerde elektrikli bisikletler ile geziyorlar. Yaşları 10 ile 15 arasında değişen çocukların trafikte sürücü olarak bulunması doğru mu? Devamını Oku ->
Öğretmenlik kutsal meslek değil mi? Kime sorsak “evet” cevabını alırız. Zaten halkımız pek “hayır” demez. Bu kutsal mesleği yapmaya çalışan öğretmenlerimiz ne halde düşünen var mı? Yüzde altmışı perişan. Aldığı üç kuruş ile yaşamaya çalışıyor bu kutsal mesleği yapanlar. Yetmiyor aşağılanıyorlar. 3 ay tatil yapıyorlarmış, haftada 2 gün tatilleri varmış… Ne olmuş? Zorunuza giden ne? Bu boş lafları ederken öğretmenlerimizin sizin gözünüzü diktiğiniz tatil günlerinde ek iş yaparak üç kuruş kazanma derdinde olduğunu unutuyorsunuz. Devamını Oku ->
Karadeniz’in güzel şehirlerinden biridir Samsun. Kendine has birçok özelliği vardır bu güzel şehrin. Peki içlerinde en ayırt edici olan hangisi? Bence konuşmaları. Her yörenin kendine has ağız yapısı vardır. Söyleyişler farklıdır her bölgede. Samsun’da ve Samsunlu dostlarda da böyle bir durum söz konusu. Kimi sözcükleri kendilerine has bir şekilde söylemekteler. En çok bilineni ise Samsun’un plaka kodu olan elli beşi söyleyiş şekilleridir. Elli bir, elli iki, yüz elli… İçinde elli geçiyorsa mutlaka Samsunlu kendine has bir şekilde okur onu. Devamını Oku ->
Ramazan ayının vazgeçilmezleridir davulcular. Sahur vakti güm güm vururlar tokmakları ve uyandırırlar bizleri. Kimileri “Çalar saat var ne gerek davulcuya…” diye düşünse bile bence yaşatılması gereken bir miras. Ramazan ayında davul sesi duymazsam rahat edemem. Eksik kalır bir şeyler. Çoğumuz için öyle olduğunu düşünüyorum. Fakat son yıllarda davulcu ağabeylerde değişiklikler var. Sanki çalmak istemiyor gibiler. En azından yaşadığım şehir için bunları söyleyebilirim. Kısacası eskisi gibi değiller. Devamını Oku ->
Bu toprağın insanı merttir, bazen serttir. Bunların yanında çok da duygusaldır. En sert görüneni bile içinden mırıldanır acıklı bir türkü, ince bir şiir… Kimi de yazar… Bu toprağın suyunu içmiş olan herkes yatkındır söz söylemeye, bir şeyler karalamaya. Geçmiş yıllarda daha çok karalayan ve yazan insan olduğu söylenebilir. İşte o isimlerden biri Ali Ateş. Sene 1954. Kurtlucalı Ali Ateş Pamukkale’deki bulunan antik kentin taşlarına kazımış bir güzel dörtlük. Mest etti beni yazdığı dört mısra. Bence keşfedilmemiş bir yetenek Ali Ateş. Devamını Oku ->
Hayat kolay ağalar! Liseye girmek için sınav, üniversiteye girmek için sınav, işe başlamak için sınav…. Gir babam gir. Önemli değil ki… Sorular kolay. Giriyorsun ve çıkıyorsun, hiç acımıyor. Sınav sonucu açıklanıyor hop atanmışsın, kazanmışsın, yerleşmişsin… Hakkındır sevinmek. Verdiğin emeklerin boşa olmadığını görmüşsündür. Yandaşlık için, yalakalık için çok emek vermek gerek tabi. Verdiğin emekler ve gösterdiğin gayretler seni ileriye taşıyacaktır. Başarılı ve mutlu bir birey olarak geçireceksindir ömrünü. Devamını Oku ->