Yine bir Peyami Safa eseri. Sürükleyici ve etkileyici bir roman Mahşer. Çanakkale’den dönen bir askerin İstanbul’a dönüşünde yaşadığı olaylar ve sıradışı bir aşk. Eser o dönemin İstanbul’una ayna tutuyor. Ülkenin kimlerin elinde olduğunu, bu insanların kan emici olduklarını ve savaşlardan yıpranan bir imparatorluğun can çekişini gözler önüne seriyor Peyami Safa. O dönemin İstanbul’unu ve o dönemde yaşananları Çanakkale Savaşları’ndan dönen, eserin kahramanı Nihad vasıtası ile öğrenme imkanı buluyoruz. Devamını Oku ->
Türk denizcilerin kahramanlıklarını anlatan enfes bir roman. Hızır Reis, Barbaros, Turgut Reis… Yiğit denizcilerin Akdeniz’de giriştikleri üstünlük mücadelesi harika bir dille bizlere sunuluyor. Öyle bilgi verir gibi değil. Roman tekniği en iyi şekilde kullanılarak akıcı ve de sürükleyici bir eser oluşturulmuş. Bir yerleri fethetmeden kesinlikle bırakamazsınız bu kitabı elinizden… Bugün 25 sayfa okurum, yarın da otuz gibi söylemleri bu eseri okurken kullanamıyorsunuz. Kahraman denizcilerle çıktığınız Akdeniz yolculuğundan ayrılasınız gelmiyor. Devamını Oku ->
Elinize alınca bitirmeden bırakmak istemeyeceğiniz bir Server Bedi eseri. Peyami Safa’nın tasvirlerinin ne kadar etkileyici olduğunu Dokuzuncu Hariciye Koğuşu isimli eseri ile ilgili yazdığım yazıda belirtmiştim. Selma ve Gölgesi’nde de tasvirler yine mest etti beni. Polisiye tarzda yazılmış olan eser sağlam kurgusu ve karakterlerin ruh hallerinin okuyucuya etkileyici bir biçimde yanısıtılması konularında gerçekten on üzerineden onu hak ediyor. Zaten bu saydıklarımı Peyami Safa kadar iyi yapan çok az kişi var. Devamını Oku ->
Bu ölümsüz eseri birçok kişi severek okumuştur eminim. Peyami Safa eserlerine hayran olan bendeniz de bu ölümsüz eseri severek okuyanlardan biriyim. Bazı kitaplar vardır bir kere değil birkaç kere okunur. İşte bu eser de öyle… Tüylerimi diken diken eden kimi cümleleri tekrar tekrar okuyorum. “Sıkılmıyor musun?” diyenler olabilir. Hayır! Peyami Safa öyle etkileyici cümleler ve tasvirler kullanmış ki defalarca okumak sıkmıyor aksine keyif veriyor. Galiba Peyami Safa’nın büyüklüğüne gösterilebilecek işaretlerden biri de bu. Devamını Oku ->
İçinde birbirinden güzel ve acıklı hikayelerin bulunduğu eserin yazarı Salih Gülen. Kitap Yitik Hazine Yayınları’ndan çıkmış. 127 sayfadan oluşan eser bir çırpıda okunuyor. Dil ağır değil. Yabancı olacağınız hiçbir kelime yok. Kitabı İki saat gibi bir sürede bitirebilirsiniz. Önünüzde hiçbir engel yok. Tabi tembellik hariç.
Şunu da belirtmek isterim ki eser kimi arkadaşlara çok yavan gelebilir. Bence de öyle. Fakat kitaplığınızda bulunmasını tavsiye ederim. Çünkü ortaokul veya lise çağlarında kardeşiniz, yeğeniniz falan varsa ona önerebileceğiniz bir kitap. Devamını Oku ->
Timaş Yayınları’ndan çıkan bu eserin yazarı Burhan BOZGEYİK. Eser yeni değil, son baskısı 1998 yılında yapılmış. Üniversitede kurulan kitap sergilerinden birinde gördüm ve aldım. Bu kitabı okumak istememin sebebi ise benimle aynı görüşte olmayan, zıt fikirlere sahip yazarların eserlerini beğenerek okumam ve kendimce analizler yapmak istemem. İşte bu nedenle Burhan BOZGEYİK’in bu eserini okudum, analizler yaptım ve sizlerle paylaşmak istedim.
Daha önceki yazılarımda da söylediğim gibi “Kitap Tanıtımı” adlı kategoride okuduğum tüm kitapları değil, beğendiğim ya da ilginç gelen kitapları tanıtmaya çalışıyorum. Bu kitap “İlginç” seçeneğine dahil edebileceğim bir eser. Devamını Oku ->
Bu yazımda sizlere genç yazarların ve şairlerin birbirinden güzel eserlerinin bulunduğu bir dergiyi tanıtmak istiyorum. Bu güzel derginin adı: Kalem ve Kelam. Aylık edebiyat ve kültür dergisi olan “Kalem ve Kelam” henüz yeni edebiyat dünyasında. Genç ruhu, kalemi kuvvetli yazarları, kaliteli tasarımı ve çok sevdiğim arkadaşım Mehmet’in ve de ekip arkadaşlarının başarılı çalışmalarıyla çok iyi yerlere gelecek eminim. Çok çalışan ve de çok iyi yerlere gelmeyi hak eden bir ekip var Kalem ve Kelam dergisinde: Mehmet UYANIK, Esen PÜRENLİ, Abdullah ŞAHİN… Devamını Oku ->
“Kitap Tanıtımı” adlı kategoride sizlere beğendiğim kitaplar hakkında bilgi vermeye devam ediyorum ve de edeceğim. Bu yazımda Attila İlhan’a ait olan çok güzel bir kitabı tanıtmaya çalışacağım.
“Tutuklunun Günlüğü’nde Attila İlhan, klasik Türk şiirinin sesini, havasını yeni, çağdaş ve toplumsal bir içerikle doldurarak yeniden kuruyor. Her şiirde darberlerin yaraları, bunalımı, acıları, dehşeti sızmış, simgesel, derin şiirler…”
Yukarıdaki tanım kitabın arka kapağında bulunmakta. Eser böyle özetlenmiş. Eseri okuyan biri olarak sizlere daha özel bilgiler vermek istiyorum. Devamını Oku ->