nuManaGa.com

Bir Şişe Beş Fiş

Günümüzde uçak bileti fiyatları bir hayli uygun. Özellikle erken alınan biletler neredeyse otobüs biletlerinden bile uyguna geliyor. İyi, iyi, çok iyi! Havaalanlarının sayısının da artmasıyla birlikte birçok şehir arasında direk uçuşlar olması da çok iyi! Bunca iyiliğin bir karşılığı olmalıdır elbette. En azından bilet fiyatlarındaki uygunluğun ekonomik getirisini az da olsa arttırmak isteyen firmalar farklı yollar bulabilmekteler.

Biz ülke olarak seyahat edeni kazıklamaya ve seyahat ederken kazıklanmaya alışkınız. bir liralık meyve suyunu üç liraya, elli kuruşluk keki iki liraya almaya bayılıyoruz. Bu şekilde satış yapan yerlerin sıradan mahalle bakkalıyla aynı fiyata aldığı ürünü bu kadar fazla fiyata satmasına ses çıkaran ne yazık ki yok. Bu işin vergi boyutu oldukça kabarıkken devlet kurumlarının görmezden gelişi de şaşırtıcı.

Uçaklarda da benzer bir durum söz konusu. Seyahatin havada, karada, denizde olması fark etmiyor. Her durumda kazıklama / kazıklanma gerçekleştirilebiliyor. Bunda sorun yok, dedim ya alışkınız; ama kazığa bulunan kılıf bir hayli komik ve düşündürücü. Nasıl mı? Mesela Antalya’dan Samsun’a uçakla seyahat ediyorsunuz. Susadınız. İkram servisinde gülücükler saçan hostes hanımdan bir şişe su rica ettiniz. Bütün şirinliğiyle size suyu uzattı ve “Dört buçuk lira efendim.” diyerek yüzüne yeni bir gülücük kondurdu. Şaşırmadınız; çünkü seyahat demek “kazık” demektir. Kanıksadık biz bunu. Beş lira uzattınız. Para üstüyle birlikte size beş tane fiş verildi. İşte buna şaşırdınız. Kabul edin, şaşırdınız. Hostes hanım gülücüklerle ön koltuğa geçtiğinde fişlere bakmak geldi aklınıza. Bir suya beş fiş mi olur? Olur, olur. Oldu bile. Koydunuz fişleri yan yana. İlk fişin üzerinde “Hediyelik eşya – 2.50” yazıyor. İşte yine şaşırdınız. Hediyelik eşya mı? Şişeyi kastediyor herhalde. Neyse diğer dört fişe baktığınızda hepsinde “Gıda – 50” yazdığını görerek bir daha şaşırdınız. Sanki beş kalem ürün almış gibi bir muameleye şaşırmamak elbette mümkün değil. Haklısınız.

Bizin denetim mekanizmamız yok. Ülkemizde herkes tutturduğuna tutturduğunu istediği fiyata yapıştırıyor. Kazıklanmanın verdiği paha biçilemez huzurun yanı sıra bir de devletten kaçırılan vergiler çöküyor duyguların üzerine. Yani hayat garip, kuşlar uçuyor.

Seyahat özgürlüğünün kazıklama özgürlüğü olmadığı bir ülke hayal ediyorum. Yani elli kuruşluk suyun güzergaha göre fiyatının değişmediği bir ülke.

Hayal işte!

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Cicoz
Sadık Askankara’nın Cicoz’u

Sevimli ismiyle, renkli misketlerin süslediği hoş kapağıyla okuyucuyu kendine çeken bir kitap Cicoz. Bu ilk etkilenmenin ardından bitmiyor eserle ile...

Kapat