nuManaGa.com

Bir Eleştirmen Olarak Semih Gümüş

Semih Gümüş, 1956 yılında Ankara’da dünyaya gelmiştir. Ortaöğrenimini Ankara Fen Lisesi ve Gazi Lisesi’nde, yükseköğrenimini Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde tamamlamıştır. 1978 yılından bu yana çeşitli yayın organlarında yazı işleri yöneticiliği yapan Gümüş, ilk yazısını 1981 yılında Yazko dergisinde yayımlamıştır. 1981–1985 yıllarında Yarın dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapmıştır. 1995–2005 yıllarında Adam Öykü dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlenen Semih Gümüş, 2006 yılında Notosöykü dergisini çıkarmaya başlamıştır. Bir süre sonra derginin adı Notos olarak değiştirilmiştir. Gümüş, halen bu derginin genel yayın yönetmenliğini yürütmektedir.

Semih Gümüş, içeriği önemseyen eleştirmenlerdendir. “Eleştiri, metinden aldığını metne geri vermektir.” diyerek nasıl bir yol izlediğini ve neyi merkeze aldığını ortaya koyan Gümüş, metindeki her heceyi eleştirisinin sınırlarına dâhil etmektedir. Gümüş’ün amacı metin merkezli bir eleştiri yaparak, eseri detaylı bir şekilde çözümlemeye çalışmaktır. Türk edebiyatında eleştiri adına ne varsa kucaklayan ve çevirilere yönelerek dünya üzerindeki eleştiriyi de yakın takibe alan Gümüş; yerli ve yabancı kaynaklardan beslenerek eleştiri tarzını meydana getirmiştir. Nurullah Ataç, Fethi Naci, Jean Starobinski, Bachelard, György Lukacs, Terry Eagleton, Mihail Bahtin, Rene Girard bu kaynaklardan bazılarıdır. Gümüş eleştirisinin hatlarını çizerken sık sık bu isimlerden faydalandığını belirtmektedir.

  Radikal gazetesinin kitap ekindeki “Eleştirinin Saati” adlı köşesinde eleştiri yazılarıyla okurla buluşan Semih Gümüş için çok yönlü bir eleştirmen demek doğru olacaktır. Köşesinde eleştirinin yanı sıra kitap tanıtımlarına da yer vermektedir. Gümüş, “Eleştirinin Saati” nde şiir, öykü, roman, tarih, eleştiri kitaplarını ele alarak, metin merkezli eleştirinin örneklerini sunmaktadır. Kısacası Semih Gümüş bu köşede tür ayırt etmemektedir.

  Notos dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapan eleştirmen, burada öykü odaklı eleştirilere yer vermektedir. Öykünün anlamlanmasını ve çözümlenmesini önemli bir iş olarak görmektedir. Ayrıca burada öyküler ve öykücüler üzerine metinden yola çıkarak yaptığı eleştirilerini okurla buluşturmaktadır. Yine bu derginin bünyesinde bir de yaratıcı yazarlık atölyesi kurmuştur. Genç öykücülere, yazmaya yeni başlayanlara bu atölye vasıtasıyla yol göstermeyi amaçlamaktadır.

Semih Gümüş, kitaplarıyla da eleştiri alanındaki boşlukları doldurmaya gayret göstermektedir. Eleştiriyi bir çözümleme uğraşı olarak kabul ettirmeyi amaçlayan eleştirmen, kitapları aracılığıyla bu amacını geniş kitlelere ulaştırmaya çalışmaktadır. Eleştiri alanındaki yayınların azlığı göz önünde bulundurulduğunda Semih Gümüş’ün kitaplarının önemi daha da artmaktadır. Gümüş, kitaplarında roman ve öykü eleştirilerine ağırlık vermektedir. Eleştirinin kuramsal yanını da bu kitaplarda yer verdiği deneme üslubundaki metinlerle ortaya koymaktadır. Kitapların ışığında söylersek; Semih Gümüş’ün romana dönük eleştirilerinin daha geniş yer tuttuğunu söyleyebiliriz. Öykünün Bahçesi, Öykünün Kedi Gözü, Vüs’at O. Bener: Kara Anlatı Yazarı gibi eserlerinde öykü eleştirileri ile karşımıza çıkan eleştirmen; Yazarın Sarkacı Roman, Roman Kitabı, Yazının ve Tarihin Bilinci, Adalet Ağaoğlu’nun Romancılığı kitaplarında romana dair eleştirilerine yer vermektedir. Çözümleyici Eleştiri’de ise kuramsal bilgiler ve farklı türlerin eleştirildiği metinler harmanlanmaktadır; roman, şiir, öykü gibi farklı türler ele alınmaktadır.

Semih Gümüş denilince akla roman ve öykü eleştirileri gelir demek yanlış olmayacaktır. Gümüş, eleştiriyi bir çözümleme sanatına dönüştürme ve modelleme uğraşındadır. “Eleştirinin Saati” adlı köşesinde, Notos dergisindeki çalışmalarında ve okurla buluşan kitaplarında bunun izlerini açıkça görmek mümkündür.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Eğlence
Bir Büyük Eğlence Hikayesi

İki bin on beşin en güzel günlerini yaşıyorum yüzünü kışa veren ve soluk soluk bakan doğa anaya inat. Herkesin sendromunu...

Kapat