Atatürk’ün Türkçenin Gelişmesi İçin Yaptıkları

nuManaGa tarafından 27 Eylül 2011 tarihinde yazılmıştır.

  Atatürk’ün dile verdiği önem sadece söylemlerinde değil eylemlerinde de açıkça görülmektedir. Yaptığı çalışmalar dilimizin gelişmesine çok önemli katkılarda bulunmuştur. Onun Türkçeye âşık bir Türk insanı olduğunu ve Türk dilini ne kadar önemsediğini yaptığı bu önemli çalışmalar vasıtası ile açıkça görmekteyiz. Dilimizin hak ettiği yerlere gelmesi için yapılan bu çalışmaların neler olduğuna kısaca bakalım.

   23 Nisan 1920’de açılan TBMM’nin 24 Nisan 1920’deki toplantısında bir hükümet kurulması kabul edildi. Geçici olan bu hükümetin yerine 2 Mayıs 1920 de çıkarılan 3 sayılı yasa ile hükümetin kurulmasına dair yasa kabul edildi. Bu yasa gereği oluşturulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk hükümetinin programı 9 Mayıs 1920’de mecliste okundu.  Atatürk tarafından kaleme alındığından şüphe olmayan bu programın Milli Eğitim İşleri bölümünde  “ …Halk yığınlarından sözcükleri toplayarak dilimizin büyük sözlüğünü yapmak…” şeklinde bir ibare bulunmaktadır. Buradan Atatürk’ün Türk diline verdiği önemi ve Türk dili ile ilgili yaptığı çalışmalara cumhuriyet kurulmadan önce başladığını görmekteyiz.

   Gazi Mustafa Kemal, Şeyh Sait Ayaklanması’nın yarattığı bunalımı atlatır atlatmaz, önce Türk Dili Encümeni’ni kurdu. (Dil ve tarih üzerindeki çalışmalar, önceleri ‘encümen’ biçiminde başladı. Daha sonra bunlar ‘Dil Kurumu’ ve ‘Tarih Kurumu’ haline geldiler.) Encümenin kuruluşu ile Atatürk, dildeki Arap kökenli sözcükler yerine, halkın içinde yaşayan Türkçe sözcüklerin yerleştirilmesi için bir ön çalışma yaptırıyordu. Her ilde, “Kelime Kolları” kurulmuştu. Öğretmenlerin öncülük ettiği bu kollar, evlerdeki yaşlı insanlarla ilişki kuruyorlar; onların kullandıkları sözcükleri, Arapça karşılıkları varsa onları da ekleyerek, Ankara’ya “Dil Encümeni”ne gönderiyorlardı. Atatürk, dili özüne çekmeye, elverdiğince yabancı sözcüklerden arındırmaya kararlı idi. Eğer bir Türk Dünyası yeniden kurulacaksa, onun dili Arap ve Fars dilinin egemenliğinden kurtulmalıydı.

   Atatürk ün “Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.” sözlerinin ışığında; Türkçenin yapısına uygun, kolayca okunup, yazılan yeni harflerden oluşan Latin asıllı Türk alfabesi 1 Kasım 1928’de çıkarılan bir yasa ile kabul edildi.

   O dönemde bilim adamlarınca ‘Güneş Dil Teorisi’ ortaya atılmıştı. Teori; bütün dillerin kökünün aynı olduğu iddiası üzerine kurulu idi. Kök ise; Türkçe idi. Teori, içeride ve dışarıda büyük heyecan uyandırdı. Atatürk aydınları bu konuyu araştırmaları için yönlendirdi ve bu teoriye oldukça önem verdi. Atatürk’ün ölümünden sonra ne yazık ki bu teori rafa kaldırıldı.

    Atatürk, Türk dilinin yabancı kelimelerden arınmasını bilimsel kararlara bağlayacak “Türk Dili Kurultayı” çalışmalarını her şeyin üstünde tutuyordu. Dünyayı şaşkına çevirecek, ‘Büyük Türk Devletleri Birliği’nin temel taşları, işte bu kurultay çalışmaları idi. Bilimsel terimlere bile Türkçe karşılıklar bulunmuştur. Atatürk bu konuda şöyle diyor: “Batı dillerinden hiçbirinden aşağı olmamak üzere, onlardaki kavramları anlatacak keskinliği, açıklığı haiz Türk bilim dili terimleri tespit edilecektir.” Öyle de olmuştur; Atatürk bizzat kendisi bu dava uğruna çalışmış, bugün askerlikte olsun, matematikte olsun kullandığımız birçok terimi Türkçenin derinliklerinden çıkarıp bize armağan etmiştir.

   26 Eylül 1933′de Atatürk’ün isteği ile bütün yurt sathında “Dil Bayramı” kutlanmıştır.

   Atatürk, ölümünden bir buçuk yıl kadar önce, üçüncü Türk Dil Kurultayı’ndan hemen sonra 1936 – 1937 yılı kış aylarında kendi eliyle “Geometri” isimli bir kitap yazmıştır. Bu 44 sayfalık yapıttaki boyut, uzay, yüzey, düzey, çap, yarıçap, kesit, çember, teğet, açı, açıortay, içters açı, dışters açı, taban, eğik, kırık, yatay, düşey, yöndeş, konum, üçgen, dörtgen, beşgen, köşegen, eşkenar, ikizkenar, paralelkenar, yanal, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, toplam, oran, orantı, türev, alan, varsayı gerekçe gibi terimler Atatürk tarafından türetilmiştir.

    Atatürk, hem dilin zenginleşmesine, eş anlam sözcüklerle sanat ve bilim dili olacak köklere kavuşmasına önem veriyor; hem bunları işleyip bilimsel yapıyı oluşturacak kuruluşları kazandırmaya çalışıyordu. İstanbul Üniversitesi’ne bağlı bir “Dil Okulu” açılması, halkevlerinde “Edebiyat ve Türk Dili Kolları” kurularak köylere kadar uzanan araştırma ve soruşturmalarla yeni sözcüklerin taranması, hep bu hedef doğrultusunda alınmış kararlar sonucu yapılmış çalışmalardır.

    Atatürk sadece bilim adamlarını desteklemekle kalmıyor sahaya inerek onlarla birlikte çalışıyordu. 1936 yılının 19 Ekiminde Türk Dil Kurumu’na gitti ve uzmanlarla 6 saat süren bir çalışma yaptı. Bu, o kadar uzun ve sürekli çalışma idi ki, uzmanların takati tükendi. Bunu görünce Atatürk: “Yorulduğunuz anlaşılıyor. Benim bazı işlerim olmasa, sizinle kalıp çalışmaları birlikte sürdürmek isterdim. Başka bir fırsatta, bu çalışmaları yine birlikte yaparız, demişti. Hayatı elvermedi, bir daha buluşup, “Türk dilindeki yabancı sözcüklerin yerine Türkçelerinin konması çalışmalarına katılamadı… Vefatından önce de Ankara’da iken son ziyaret ettiği yer ise, inşaat bitene kadar çalışmalarına ‘Evkaf Apartmanı’nda başlayan Dil-Tarih-Coğrafya Fakültesi olmuştu. Çalışmalar hakkında bilgi almış, inşaat halinde olan fakülte binasını görmüş, yetkililerle görüşmüştü.

  Söylemekle yetinmeyip icraatları ve çalışmalarıyla da Atatürk’ün Türkiye’ye ve Türk diline büyük önem verdiğini anlamaktayız. Bizlere düşen Atatürk gibi düşünmek ve Türk dilinin korunması, gelişnesi için elimizden geleni yapmaktır.

Yazıyı beğendin mi? Durma paylaş!

Bu Yazıları da Görün:

E-mail adresinizi girin ve

yeni yazılardan ilk siz haberdar olun:

Aktivasyon mailini onaylamayı unutmayın.

"Atatürk’ün Türkçenin Gelişmesi İçin Yaptıkları" adlı yazı 27 Eylül 2011 tarihinde saat 17:47 sularında "Türkçe/Edebiyat" kategorisinde yayınlanmıştır. Bugün 8.665 kere okunmuştur. Ayrıca 2 yorum yapılmıştır. Aşağıdaki formu kullanarak siz de yorum yapabilirsiniz.

Yorum Alanı

  1. melis diyor ki:

    çok güzel ellerinize sağlıkkk :) ))))

  2. ümit diyor ki:

    çök gözel

Bu yazı hakkında bir şeyler söylemek ister misiniz?







    Tarihte Bugün

    Arama Kutusu

  • Atatürk Diyor Ki;

    Zafer, "Zafer benimdir" diyebilenindir. Başarı ise, "Başaracağım" diye başlayarak sonunda "Başardım" diyebilenindir.

  • Ortaya Karışık

  • Çok uygun fiyatlarla bu alana reklam verebilirsiniz. Kaliteyi Ucuza Almak İçin Tıklayın!
  • Yeni Yazılar

  • Son Yorumlar

    numanaga: Bilgiler için teşekkürler ...
    Nihadi Önal: Ben 1971- 73 yılları arası...
    Volkan Atabey: agam yine gezisen he :D...
    Jamaica: Teşekkkürler, deneyeceğim....
    Özge: merhaba bu rapor içindekiler...
    kubra: raporlar için teşekkürler ...
    zendaya: çok yararlı bir yazı. teş...
    Kadir Kocaman: Gözümüz saatte söyleştik...
    07genç: proje ödevim için çok yard...
    Ayşenur: kendine aga deditirme...
  • Makineme Takılanlar

    A photo on Flickr
    A photo on Flickr
    A photo on Flickr
    A photo on Flickr
    A photo on Flickr
    A photo on Flickr
  • Seçmece Konular

  • Anket

    Açılım süreci sizce terörü bitirir mi?

    View Results

    Loading ... Loading ...
Tüm hakları nuManaGa.com'a aittir. İzinsiz alıntı dahi yapılamaz. Lütfen Kullanım Kuralları adlı sayfayı ziyaret ediniz. © 2009-2014 nuManaGa.com™