nuManaGa.com

19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi

  Edebiyat tarihi ile ilgili yapılacak bir araştırmada başvurulması gereken en önemli kaynaklardan biri kuşkusuz Ahmet Hamdi Tanpınar’ın XIX. Asır Türk Edebiyatı adlı eseridir. Bu kitap bilgiler yığını olmaktan ziyade, yeni doğan bir edebiyatın sinyalleri üzerinden Türk edebiyatını yorumlama becerisinin ürünüdür. Akademisyen kimliği her ne kadar ön planda tutulsa da Ahmet Hamdi her şeyden önce bir şair, bir yazardır. Yazdıklarının kuru bilgiler yığını, malumatlar, anlatılar ve dahası olmaması için elinden gelen çabayı göstermiştir. Tanpınar bugün bile tükenmeyen bir anlatı bırakmıştır. XIX. Asır Türk Edebiyat Tarihi’nin her araştırmacı için güvenilir bir kaynak olmasının yanı sıra ondan yapılan her alıntının bir kitaba üslup katıyor olması da önemli bir husustur.

  XIX. Yüzyıl Türk Edebiyatı’nda gerçek anlamda bir değişim, farklılaşma, yenileşme, modernleşme çabasının görüldüğü buhranlı bir dönem anlatılmaktadır. Etkilenimler Batı edebiyatına yöneliktir. Ülkenin sürüklenmekte olduğu karmaşa ve karışıklık ortamı elini atanın içinden çıkmayacağı bir bataklığı andırır. Olaylar, mekânlar birbirine benzer. Öyle veya böyle her aydının birbiriyle bir bağlantısı vardır. Durmaksızın kitaplar yayınlanır, gazeteler çıkarılır, yasaklar baş gösterir, isyanlar, sansürler ve gittikçe birbirine daha yakın temas eden edebiyat çevresi siyasi-sosyal bir değerler bütünü haline gelir. Ahmet Hamdi bu edebiyatı avuçlarının arasına alıp derinlemesine incelemeden önce Eski Edebiyat’tan bugüne dek süren bir yolculuğu anlatıyor.128 sayfalık giriş kısmında, batlılaşma hareketine genel bir bakış atıyor ve başlangıçtan 1789’a ilk safhayı oradan da ikinci safha olan 1789-1807 tarihleri arasını ele alıyor. Girişin son kısmıysa 19.Asırda Batılılaşma Hareketi 1829-1839 tarihleri arasını içeren bölüm. Bir edebiyatı kısaca özetleyip onu 19.Yüzyıldaki değişime sürükleyenin ne olduğuna kısaca değiniyor Ahmet ve Tanzimat seneleri ile başlıyor esas konuya…

  Kitap, tarihle edebiyatı iç içe geçiren “Edebiyat Tarihi” türünde Türk edebiyatında halen kesin olarak aşılamamış bir ufuk aslında. Tarihi olayların edebiyatla olan ilişkisi ve bunların insana yansıması, sosyal verilerle bütünleşmesi, ortaya çıkan ürünleri etkileyişleri ve daha pek çok konu Ahmet Hamdi Tanpınar’ın değerlendirme alanına giriyor. Mutlak ki bu konular işlenirken önem teşkil edenler ve ikinci planda olanlar büyük bir titizlikle ayıklandıktan sonra sunulmalı. Ahmet Hamdi Tanpınar da olayları ve kişileri tarihi etkileyişleri ya da sundukları yenilikler başta olmak üzere dönemdeki etkileri üzerinden ele almaktadır. Tanzimat Dönemi’ndeki isimlerin pek çoğu bu edebiyat tarihinde tarihi değiştirme ya da yaratıcılıklarıyla getirdikleri yenilikler sayesinde yer buluyor. Kitapta gereksiz görebileceğimiz önceki ya da sonraki olayları etkilemede herhangi bir rolü bulunmayan kişilere rastlamamız mümkün değil. Bir yandan tarihi anlatırken, bir yandan edebiyatı anlatmak ve bunu kendisi kurmadan, gerçeklere dayandırarak yapmak hayli zahmetli bir süreç. Farazi bilgilerle tarihi roman yazmak gibi bir durum değil bu, alelade bir kitap hazırlamak da değil… Kendisine binlerce kez atıfta bulunulabilecek bir edebiyat tarihi hazırlamak. Bugünün akademisyenlerinin kolaya kaçtığını düşünürsek, bu eser uzun yıllar aşılamayacak bir eşiktir.  Kaldı ki neredeyse bir ömre yayılmış, buna rağmen tamamlanamamış bir eser XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi. Artık kimsenin ömürlük işler yapmadığı, yapılan geçici işlerin ömürlük sanıldığı böyle bir dönemde herkesin kitaba göz atması gerekmektedir.

  XIX. Asır Türk Edebiyatı Tarihi Ahmet Cevdet Paşa, Münif Paşa, İbrahim Şinasi Efendi, Ziya Paşa, Namık Kemal, Ahmet Mithad Efendi, Recai zade Mahmud Ekrem, Abdülhak Hamid Tarhan ve dönemin daha birçok aydınının yaşamöyküleri ile onların siyasal, sosyal ve edebi alanda bıraktıkları etkiyi bir araya getirmektedir. Sadece bunlarla da sınırlı kalmıyor. Çünkü o dönemleri de bu tarih silsilesi içerisinde değerlendiriyor. İbrahim Şinasi Efendi’den sonra gazete, şiir, hikâye, roman, tenkit, deneme türlerini görüyoruz örneğin. Bunların tarih içerisinde nasıl vuku bulduğuna tanık oluyoruz. Değişen şiir dilini, değişen kavramları, bakış açısını, beklentiyi, hayal kırıklığını, Batı’yı ve umutla birlikte yeniliği görmekteyiz bu eserde.

  Ahmet Hamdi Tanpınar kişisel görüşlerini aktarmaktan ziyade nesnel ve bir mantık düzeni içerisinde yazdığı edebiyat tarihinde sadece Türk Edebiyatı’na, Eski Türk Edebiyatı’na ya da kurulma aşamasında olan Yeni Türk Edebiyatı’na değinmemiştir. Meselenin Batı’yı örnek almak olduğu bir dönemde, Batı’nın o günü ve dünüyle ilgili isimlerden örneklemeler de yapmıştır. Fyador Mihajloviç, Dostoyevski, Charles Dickens, Victor Hugo, William Sheakspare, Voltaire ve daha fazlası… Bu isimler, ya etkiledikleri şahsiyetlerle ilgili konularda ya da Ahmet Hamdi Tanpınar’ın benzetmeli değerlendirmelerinde konuya dâhil olmuşlardır.

  Kitap boyunca çeşitli göndermelere hem Türk edebiyatı hem de Dünya edebiyatı açısından sıkça rastlanmakta. Bunlar düşünceyi geliştiren görüşler ve aynı zamanda edebiyatlar arasında bağlantıyı kurmak açısından ufak fakat göze çarpan, dikkati çekmesi bakımından önemli ayrıntılardır.

  Ahmet Hamdi Tanpınar’ın oluşturduğu bu müthiş eser, edebiyatla ilgilenen herkesin kütüphanesinde bulunması gereken bir kaynak. Edebiyat alanında çalışanlar ve edebiyata gönül verenler bu eseri mutlaka edinmeliler.

YAZIYI BEĞENDİN Mİ? DURMA PAYLAŞ!
Etiketler: , , , , , ,

Bir Yorum Yazın

Önceki yazıyı okuyun:
Fethiye Kuş Cenneti / Şad Burnu
Fethiye Kuş Cenneti / Şad Burnu

  Fethiye Çalış'ta bulunan güzel bir mekan Fethiye Kuş Cenneti. Kimi kaynaklarda Şad Burnu Kuş Cenneti diye geçiyor burası. Bu...

Kapat